26 Aralık 2013 Perşembe

Kara Tahtaya Dönüş

Ve bir önceki yazımda bahsettiğim kara tahta çalışmalarım =)

Birçok blogda görüp hep beğendiğim tebeşir tahtası boyasını bulduum. Veeee dedim benim neyim eksik. Çok güzel şeyler yapıyorlar ben de bayılıyorum işte, ben de istiyoruuum diye. Sonunda aldım boyayı ne yapsam ne yapsaam derken yaptım daa ;))

Önce kuzenlerden gelen kupayla başladım. Doktor oldukları için eşantiyon kupalardan gelmişti. Bir tarafı tamam güzel kirazlı falan ama diğer tarafında hiç hoşlanmadığım bir palyaço vardı. E dedim madem başladık güle gülee sana palyaço =))




Ve sonra devamı gelmeye başladı. Ikea'dan aldığım vazolardan birinin önce yarısını boyadım. Sonra dedim amaaan elim değmişken hepsini boyayayım.


Sonra küçük mücevher kutumu boyadım. İçi boş maalesef =)


Daha sonra benim kara tahtam olmadı dedim. Dolabımın yan tarafını boyadım. Böylece uzun uzuun yazabilirim dedim =))


Ve dedim ben bunu çok sevdim. Ama oturduğum yerden direk göremiyorum. O zaman dolabın kapaklarından birini kendime kurban seçtim veeee...


Ama kapakta yaptığım tahtam biraz kötü oldu. Tebeşirle yazdıkça bazı yerleri soyuldu. Ben de bir daha üzerinden geçtim yani boyayı birkaç kat daha yaptım belli yerlere. Arada görünenler yine ben soyulacam diyen kısımlar. Daha da uğraşmadım ama çok eğleniyorum açıkcası. Annemde okuldaymışım gibi diye arada gidip gelip bir şeyler yazıyor =) Bu benim yazım ama.

Bunlardan çekim denemelerimden =))


23 Aralık 2013 Pazartesi

İsteklerimm

Bu sıralar o kadar çok şey istiyorum ki anlatamam. Yani bir kısmını yazsam bir kısmını illa ki unutacağım demek istedim =))

Öncelikle bu sıralar DIY(do it yourself) yani kendin yap olayına çok girdim. Bir şey görünce yaparız biz bunu ya demeden içim rahat etmez oldu. Mesela kara tahta - tebeşir olayını herkes bilir. Bu sıralar girdiğim bir çok blogda, sitede onları gördüm. Aslında uzun zamandır yapmak istediğim bir şeydi. Onun boyasını buldum ve yaptım. Bir sonraki postumda kara tahtayı yazacağım =) gerçi instagram da paylaşmaya bile başladım =))

Başka incik boncuk aslında en çok yaptığım şeyler ama burada paylaşmak nasiip olmadı =)) Umarım en kısa zamanda onlar için de bir post hazırlayabilirim.

Bir de bu sıralar yeni favorim videolar. Bir şey aradığımda artık yalnızca Google a bakmıyorum, bir de Youtube a bakıyorum ki inanılmaz çok şey var. Bazıları da inanılmaz zevkli yapılmış videolar. Bu videolara bakıp bakıp bende vlog olayına girsem mi diye düşünmedim desem yalan. Ama ben o kadar video yapamam, kendime o konuda pek güvenmiyorum, bir de sesim kötü benim yaww =)) Ama yine de bir video çekmiştim arkadaşlar için. Onu paylaşmak istiyorum. Battı balık yan gider. Nereye kadar kaçacağım zaten kii =)) Ve evet feministim been =))



Öyle işte. Bu istekler postu yılbaşını çağrıştırsa da onu ayriyetten yapmayı planlıyorum =)

22 Aralık 2013 Pazar

Annemden

Annem örgü örmeyi çok sever. Ama maalesef - biraz da bizim yani ev halkının sayesinde - buna pek vakit bulamıyor. Ya da bulduğu vakitler az ve kısıtlı olduğu için uzun zaman sürebiliyor bitirmesi. Ama titiz çalışır ve çok güzel şeyler ortaaya çıkar.

Bunlardan 2 tanesini paylaşacağım. Bir tanesi benim kuzum DP.'m artık bir teyze. Bir erkek yeğeni var. Annem ona bir şeyler örmek istedi. Ve bu lacivert yeşil bebek hırkasını ortaya çıktı. Rengi çok belli olmasa da ben çok beğendim =))



Ve bu da bir arkadaşının torunu oldu, onun için. Bu da bir kız çocuğuna ama çok sevimli oldu. İlk başta düğmeler için acaba dedim ama çok güzel durdular =)) Bence tabii ki dee =)) Bence anne torpili de değil yani bildiğin yapıyor hatun =))



Çok Şeyler Var

Yazılacak, yazmak istediğim çook şeyler var ama ya vakit bulamamaktan ya da en önemli özelliğim tembellikten bir türlü yazamıyorum. Fotoğraflar hazır, neler neler çekmişim. Ama tembellik damarlarımda =)

Baya oldu muffin kalıbı almıştım, teflon. Çok hevesle. Ama kağıtlarından almamışım. Onu alıcam diye baya bekledim ve geçenlerde aldım. Gerçi kağıtlar küçük geldiler ama fena da olmadı. Dedim malzemeler hazır o zaman tarif bulmak lazım. İnternetten de tarifi buldum. Yaptım hemen. Fena da olmadı bence =)




İlk denemem bu =) Gerçi daha sonradan yapmadım başka =) Kakaolu ve sade karışık görünsün istedim aslında ama galiba kakaoyu az koymuşum, baya açık renkteydiler =))

Tarifi de vereyim. Nereden bulduğumu hatırlayamadım kusura bakmayın :/

Sade Muffin Tarifi:
Malzemeler:
2 su bardağı un
2 yumurta
1 su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu (asıl tarifte 3/4 ünü koyun yazıyordu)
yarım çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 paket vanilya

Yapılışı:
Şeker ve yumurtayı iyice çırp. Un ve kabartma tozu HARİÇ diğer malzemeleri de ekle ve iyice karıştır. Başka bir kapta un ve kabartma tozunu eleyerek koy e karıştır. Bu karışımın üzerine ilk yaptığımız sıvı karışımı yavaş yavaş ilave et, karıştırarak. Homojen olana kadar karıştır veya çırp. İçine ekleyeceğin malzemeyi (çilek, muz, kakao, çikolata, tarçın, vs.) ekle. Kalıpların yarısına kadar karışımdan koy ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 20 dakika pişir. - Afiyet Olsun.

Sonradan farkettim ki muffin kağıtlarının topluca durduğu karton vardır ya onun arkasında da muffin tarifi var. =)) Ama onu yapmadım ben.

Bir de muffin kalıbı az geldi, yalnızca 6 tane koyabiliyorsun. E bizim fırında öyle büyük değil ki 2-3 tane koyalım, bi de başka kalıp yok ahhahah =)) Ben de bir tane borcam buldum - ki fikir annemden çıktı. Borcama sıkıştırdım kağıtları. Onlar biraz yamuk oldular ama olsun =)



İşte öyle ! Bu yazı bu kadar umuyorum en kısa zamanda diğerleri de gelecek =))

18 Aralık 2013 Çarşamba

Kobiiiiiiiiiiiiii

Thy nin yeni reklamını gördüm bugün tesadüf eseri ve dedim hemen paylaşmam lazım. Kobe Bryant'ı gerçekten çok severim. Hep sempatik gelmiştir. Ve bu reklamda da var =)) Bir önceki reklamda da küçük bir çocuğu etkilemeye çalışıyorlardı. Yani heralde bir önceki reklam.

Neyse çok söze gerek yok =))


8 Aralık 2013 Pazar

Elişi Bilen Ben =)

El işi diyince annelerimizin, anneannelerimizin dediği örgü, dantel onlardan bahsetmiyorum. Örgüyü az da olsa yapabilsem de ben daha incik boncuk alanına kaydım. Çok seviyorum, bir şeyler ortaya çıkarttıkça da daha çok yapasım geliyor.

Bu sıralar boncuk türümü değiştirdim ve ısıyla eriyen, hama boncuk olarak tair edilen, yurtdışındaki adı ise perler beads olan boncuklara sardım. Aslında çoğumuz aşinayız, yalnızca bir süredir ortalarda yoklardı. Ya da bana öyle geliyor ;)



İlk olarak bu boncukları Hesionka'nın sayfasında gördüm. (http://www.hesionka.com/2010/11/crafty-sunday-with-my-baybah-nora.html) Ve kendime bir hedef belirlemiş oldum. Daha sonra IKEA ya gidip boncuklar ve tablaları aldım, ve başladım yapmaya. İlk gördüğüm, görüp de bayıldığım konuşma baloncuğunu yapmaya başladım. Küçük kaselerim ilk başlangıçta gayet yeterliydi, çünkü yapacağım şey küçük ve çok fazla boncuğa ihtiyacı yoktu. O nedenle ihtiyacım olacak kadar boncuk ayırdım.



Vee boncukları dizme işlemi tamamlandı. Aslında boncuk dizmek kolay ama şöyle bir sıkıntı var; elini çarptı mı hooop gidiyorlar. Bu nedenle ben cımbızımı boncukları dizmek için kullandım. Daha sonraki araştırmalarımda ise sadece bunlar için satılan cımbız varmış =))

Boncukları dizdikten sonraki işlem ütülemek. Ütüleyebilmek için alınan tablaların içerisinden özel kağıtları çıkıyor. Bir dip not vereyim burada; ben bir de pişirme kağıdı ile denedim. İlk tarafı ütülerken sıkıntı yok da arka tarafını ütülerken bi değişik oluyor, normalden fazla eriyor boncuklar ve boyutlarında bir değişiklik oluyor. Evet yapışmıyor kesinlikle ama en azından arka taraf içinpişirme kağıdını kullanmak biraz acayip geliyor. (Nasıl ifade etsem bilemedim de)




Başlangıçta ütülemek için kullanılan kağıt o kadar yapışmıyordu ama sonrasında baya baya yapışmaya başladı. Ve yırtılmalar oldu kağıtta.

Veeee son hali =))


Umarım beğenirsinizz =)) Başka başka şeylerde yaptım; bardak altlıkları, kolyeler, broşlar ama şimdilik bunu fotoğraflayabildim =))

6 Aralık 2013 Cuma

Flutebox

Eskilerden çok beğendiğim bir videoyu bulduum =))

Sizlerle de paylaşmak istedim. Benim ilk bulup da izlediğim çok uzundu, kısa versiyonu buldum sizler için =) Bir bakın bakalım, umarım beğenirsiniz =)) Beatbox sevmiyorsanız bile şöyle bir bakın derim =))


4 Aralık 2013 Çarşamba

Bath & Body Works

Geçenlerde kuzenim bana Bath & Body Works'den hediyeler almış. Bir mutlu oldum bir mutlu oldum anlatamam =)))


Body sprey ve body butter almış. Ve inanılmaz da ferahlatıcı, iç açıcı kokuyorlar =)) Vücut yağı minik olduğu için kullanmaya kıyamıyorum, akşam falan çıkacaksam kullanıyorum. İkisi için de durum bu =))

En çok da gelen mavi beyaz kareli kağıt poşeti beğendim ama kendi kendime nazar özelliğimi kullanıp poşeti parçaladım. Dışarı çıktığımda yağmur yağıyordu ve poşet de mahvoldu =/ Napalım poşet için de üzülmek olmazz =)))

25 Kasım 2013 Pazartesi

Bugün - 25 Kasım

Bugün yani 25 Kasım "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü". Ne mi yapıyoruz ? Çok az şey, belki de hiçbir şey. Neden şiddet doluyuz ?? Neden bu şiddet daha çok kadına yönelik ?

Kadını küçük gören toplumlar var. Ve biz bunlardan bir tanesinde yaşıyoruz. Yavaş yavaş kadının yeri değişse de bu değişiklik daha çok büyük şehirlerde yaşanıyor. Kadınlar orada daha bilinçli ve kendilerini korumaya yönelik bilgileri az buçuk var. Az buçuk diyorum, ortalama olarak konuşuyorum çünkü. Bilen olduğu kadar bilmeyen de çok. "Ben bilmem beyim bilir"in komiklik olarak kullanıldığını düşünsek de bu kadar normal karşılamak nasıl ??

Kadın! Kadın diyince birçok erkeğimsi varlik (onlara erkek demek bir topluluğu küçültmek olur) yalnızca cinsellik düşünüyor. Neden ? Neden kadını yalnızca erkeklerin kullanacağı bir nesne, cinsel bir obje olarak görürler.

Peki ya dayak ?? Nasıl senden daha güçsüz, sana güvenmiş bir insanı dövebilirsin ?? Müslüman olduğunu iddia edenlere lafım özellikle, kadını dövünce erkek olduğunu düşünenlere; hani "Cennet anaların ayakları altındadır" a inanıyorsunuz ya, bunun için mi dayak atıyorsunuz ??

En nefret ettiğim şey dinin kullanılması. Hele de kadını bu kadar kutsal sayan bir din olan müslümanlığı kullanmaları.

Kadın cinsel bir obje DEĞİLDİR !!!! Kadın sizin stresinizi üzerinde atabileceğiniz bir varlık DEĞİLDİR !!!! Kadın sizden güçsüz diye rahatça oyun oynayabileceğiniz bir oyuncak DEĞİLDİR !!!

Şiddet yalnızca fiziksel olmaz, sözle tacizle, bakışlarla, görmezden gelmekle de olur.

Kadın sizinle eşit haklara sahip bir İNSANDIR !!!!!!!!!!!!!!!


(Fotoğraf: www.grafikerler.net)

22 Kasım 2013 Cuma

Çekilişe Sardım Ben Amaaa =))

Bu sıralar çok fazla çekiliş haberi verdim. Genel itibariyle kazanıyorum nasılsa diyerek pek oralı olmadığım çekiliş mantığımı değiştirip "ya çıkarsa" yaptım. Ve takip ettiğim bloglardaaki çekilişlere katılmaya başladım.

Bu çekiliş haberim Rengarenk Yakamoz'un. Aslında kısa zaman önce farkedip hemen takibe aldığım bir blog. Baktım çekilişi varmış, aslında çekiliş başlayalı da baya olmuş. O zaman hemen geri kalmadan haberi vereyim dedim.


Hadi bakalım bol şans ;)
( http://rengarenkyakamoz.blogspot.com/2013/10/2-rengarenk-cekilisim-baslasnnnn.html )

19 Kasım 2013 Salı

Makyaj Çantam

Yıllar yıllar önce en yakın arkadaşım GA. bana doğum günümde makyaj çantası almıştı. Ben biraz hor kullandım itiraf ediyorum ama şöyle ki her şeyi içine sokmaya çalıştım. Üzerindeki boncuklar yıllarla döküldü gitti.

Geçtiğimiz sene İngiltere'den aldığım bir makyaj çantam vardı. Kıyamadım bunca zamandır kullanmaya. Bir de aramda duygusal bağ oluşturuyorum eşyalarla. GA.'nın aldığı çantayla yer değiştirmek istemedim. Ama buna raağmen gün geçtikçe şunu da koyayım bunu da koyayım demelerim arttı. Buna rağmen makyaj çantamı değişmedi ve fazla gelenleri gelişi güzel çantamın derinliklerine koydum.

Velhasıl, son birkaç gündür daha büyük bir makyaj çantası arıyordum ve dün aldığım çanta geldi aklıma. Hemen koşaraak gittim, olduğu yerdden çıkarttım. İçerisinde ayna bile varmış, o denli unutmuşum =))




Küçücük boyuna rağmen aslında baya da çok şey alıyordu, sadece bana yetmedi =)) Hepsini de kullanmıyorum ama yanımda olmaları güven veriyordu =))


Vee yenii makyaj çantaaam =)) Evet efeniim kendisi Cath Kidston'dır =)))





Kapanmış halinde bile değişiklik yok. Pudramı bile aldı. Gerçi birkaç bişi daha eklesem mi diye düşündüm hatta denedim ama biraz abarttığımı farkettimm ve sonra vazcaydım =))

Ölümler

Ölümler zordur ama size yakın olmamaları kolaydır her zaman. Evet empatiyle kendinizi yakınlarının yerine koyabilirsiniz, evet acıyı hissedebilirsiniz ama başınıza gelmeden bu kadar büyük acılar olduğunu anlayamayız. İki büyük insanı kaybettik; Nejat Uygur genç yaşlı herkesin tanıdığı ünlü komedyen ve Aytunç Altındal araştırmacı, gazeteci ve yazar.

Nejat Uygur:
"Bu ülkenin esprisi, koca koca adamlar üç genç fidana kıydığında bitti."

"Bir gün tiyatronun ışıkları sönecek, zil sesleri susacak ve tiyatro perdesi sonsuza dek üzerime kapanacak. İşte o zaman giderken tüm üzüntülerinizi yanımda götürerek size sadece kahkahaları bırakacağım."


Aytunç Altındal:

Hayatı pahasına araştırmalara devam eden güzel insanlardan biriydi. O da, bu ülkede araştıran ve bilen birçok insan gibi öldü. Eşi ve kızı öldürüldüğünü düşünüyor. Kanser tedavisi için gittiği Fransa'da doktorları kanserinin vücuduna dışarıdan verilen bir madde soncu bu kadar çabuk yayıldığını belirtmiş.


Mekanlarınız cennet olsun güzel insanlar.

13 Kasım 2013 Çarşamba

Offf Poffsss

Sıkıldım ben. Bazen yazacaklarımın hiç arkası gelmiyor gibi, aklımdakileri yazayım diyorum. Ama sonra tıkanıyorum. Yüreğimdekileri dökemiyorum. Birçok şey yalnızca içimde yaşıyor, aktaramıyorum. Belki de yorgunluğum, tembelliğim bu yüzden.

Başladığım şeyler için; şevkimin kırılması çok kolay, ve kıran da insanlar var. Bir söz, bir bakış, bazen belki de hiç alakası olmayan bir hareket...

Elimde kupam blogları dolaşıyorum; içimi açan, beni rahatlatan bloglarda saatlerce kalıyorum.


11 Kasım 2013 Pazartesi

Hoop Çekilişş =))

Bir çekiliş haberi dahaa =)) Bu sıralar çekilişlere takılmış durumdayım. Hayırlısı =))

Çekilişle ilgili detaylar linkte
http://kozmetikhikayeleri.blogspot.com/2013/10/cekilis-zaman-4-buyuk-cekilis.html


Bu sefer belkiiiim kazanırııım =))) Hadi bakalııımm hayırlısıı, bol şanslaar =)

10 Kasım 2013 Pazar

10 Kasım

Her 10 Kasım 09.05'te başlayan siren sesi beni hüzne boğar. Üzülmek yersiz, onun yaptıklarını yaşatmaya çalışmamış gerekiyor, evet. Ama bazı zamanlarda elim kolum bağlı hissediyorum. İşte o zamanlarda daha da derinden hissediyorum bu üzüntüyü. Genelde 10 Kasım'larda sabah erken kalkar ve töreni izlerdim ya da en azında sireni duymak için beklerdim. Dün geç yattığımdan kaynaklı uyuyakalmışım. Siren sesine bir an uyandım. Bıraksam kendimi herhalde ağlardım. Uyku sersemliğinden herhalde çok derinden etkiledi.

Mustafa Kemal Atatürk'ü hala arıyoruz. Onun başardıklarını başaramayan insanlar ancak ona çamur atmaya çalışıyorlar. Bazı zavallı diye nitelendireceğim insanlar bu çamuru görmekten başka bir şey yapmıyorlar. Bugün biraz da sinirli olmamın nedeni bu.

Mustafa Kemal yoktan var etti. Osmanlı'yı yıktı diye konuşan zavallılar hiç tarih kitaplarına baktınız mı ?? Atatürk'ün Osmanlı padişahlarına saygısını biliyor musunuz ? Peki şu an yaşadığımız bir zamanlar gerekten de cennet olan toprakları, cahil insanların her dindar görünümlü canlının arkasından gittiği için mahvettiğini ??

Atatürk biz müslümanlığı yaşayabilelim diye çok uğraştı. Şimdi reklam olsun diye, komşular alışverişte görsün diye gidilen hac Atatürk sayesinde var. Birçok kişi bilse bile kimse bir şey söylemek istemiyor, hele ki şu günlerde.



Şimdi şerii yasalar gelince mi müslüman olacağız ?? Suriye'deki gibi kadın sandalyeye oturamaz (Sandalye erkek olarak geçtiği için); karısı ölen kişi, ölmüş karısıyla 8 saat içinde cinsel ilişkiye girebilir; 9 yaşında bir kızla evlenmek gayeet normak diyince mi müslüman olunacak ??

Müslümanlık için ondan bundan boş lafları dinlemek yerine Kur'an'ı Kerim'i okusanız ya da gerçekten bilen birine danışsanız (bilen birinden kastım maaş, mevki diye gelmişini geçmişini satmamış, satmayacak biri) daha mantıklı olmaz mı ??

Kaldı ki Osmanlı'yı sürekli örnek olarak gösterenler Osmanı padişahlarının hoşgörülerini hiç duymamış olanlar. Osmanlı İmparatorluğu hepimizin gurur duyması gereken bir imparatorluk, bizim atalarımız. Ama hiç kimseyi bölmediler onlar. "Ben tebaamda Müslümanları camii de, Hristiyanları kilise de, Musevileri havra da görmek isterim" diyen 2. Mahmut'u kaç kişi biliyor acaba ?? Peki "böbürlenme padişahım senden büyük Allah var" diyen vatandaşına başını eğip selam veren Fatih Sultan Mehmed'i ??

Her neyse bazı şeylerin yazılması ne kadar gerekse de benim buraya yazdıklarım daha çok "aman kendi tarafına çekmek istiyor" dan daha ileri gidemeyecek. Ben okudum, ve evet öğrendim. Tartıştım. Müslümanım ama körü körüne kabul etmedim. Neden diye sorulduğunda kendime göre cevaplarım var. Karıştırmam müslümanlığıma. Bu benimle Allah arasındadır; günahı da sevabı da bana.

Lafım çok kaydı kusura bakmayın.Yazımın nedeni yalnızca Mustafa Kemal Atatürk.Evet hayranım. Ama yine körü körüne değil, yaptıklarını bilerek.

Atam teşekkürler; kadınları da eşit gördüğün için, yaşamaya değer bu cennet vatanı savunmamız gerektiğini söylediğin için, birey olarak fikirlerimizin önemli olduğunu ve onları destekleyip savunmamız gerektiğini gösterdiğin için, koyun sürüsü olmamamız için çabaladığın için, tarihimizin yalnızca Osmanlı İmparatorluğu değil tüm Türkler olduğunu bize gösterdiğin için. Ve şu an yaşadığımız topraklarda her ne kadar kısıtlanmaya çalışsak da özgür olduğumuz için TEŞEKKÜRLER ATAM.


6 Kasım 2013 Çarşamba

İstanbul'a Devam (Son Gün)

Tembelliklerimden sıyrılmaya çalışarak bugün son günü yüklemeyi planlıyoruuum =))) Ohhh çok şükür =))

Efenim burası Fenerbahçe Parkı'ymış. İçerisinde Romantika diye bir yer var, oraya gidin diye tavsiyemizi aldık öyle gittik. Parka bayıldım. Sessiz, sakin, huzur dolu bir yer.


Kardeşimin de annem ve ben kadar hattaa ve hatta babam kadar artizzz olduğunu söylememiş olabilirim ama aşağıdaki fotoğraf sanırım her şeyi anlatıyooor =))


 





Dayımın kızıyla annem =)) Bilemedim fotoğrafının konulmasına bir şey der mi demez mi ?? Ben unları koyarken o da yurtdışına gittiği için ve ben taii ki de sormaya üşendiğim için sadece baş harflerini koydum.


O kadar çok kedi vardı ki aslında, ama bu sevimli olanlardan =) Diğerleri ayıptır sölemesi eşşeek kadar olmuşlar bir de masaların üzerine çıkıp kalan tabakları temizliyorlar =) Birkaç tane daha sevimli kedicik vardı ama çekemedim onları =))



Artizz ben olmadan fotoğraflar bitmeeezzz =))


Bu arada GE.'nin abisi GE., eşi ve oğluşu da gelmişti ama tüm resimlerde EE. (yeğeniimm ♥) olduğu için ve çok fazla nazara inandığım için koymadım =))

Veee İstanbul maceramız böylelikle biter =)) Başka maceralarda görüşmek üzere efeniim. Esen kalınız =)))