Bir önceki postumda pasta için ayrı bir post yapmak istiyorum demiştim =)) Ve işte o post...
Yapması çok kolay, yemesi de hem lezzetli hem de inanılmaz mutluluk veren bir iş =)
Parfe
2 paket krem şanti
3 paket Eti Kakaolu bisküvi - petibör ün kakaolusu falan değil. Üzerinde Sıhhiye meydanındaki sembolden olan =)
1 kase kadar ceviz
Krem şantileri hazırladıktan sonra rahatça karıştırabilmek için daha geniş bir kaba alıyoruz. Krem şantiyi kaba koyduktan sonra kakaolu bisküvileri 3e ya da 4 e bölerek ekliyoruz, arada karıştırın ki sonradan karıştırması zor olmasın =)) Daha sonra da dövülmüş cevizleri ekleyin. Parfenin ana hattı bitti bile =))
Şimdi parfenin nasıl bir şekle sahip olacağına karar verip, ona uygun bir kap bulun. Kaba buzdolabı poşeti ya da temiz bir poşeti koyun önce. Bunu parfe donduktan sonra çıkartması kolay olsun diye yapıyoruz. Poşetin içine biraz önce hazırladığımız karışımı iyice doldurun. Poşeti kapatın ve bastırın ki iyice sıkışsın. Ve karışımı derin dondurucuya atın. İyice donması lazım.
Sos
1 çay bardağından biraz az şeker
1 çay bardağı süt
Kakao
Kaynadıktan sonra katmak için kaşığın ucu kadar margarin
Malzemeleri
cezvede kaynatın. Kaynayınca margarin ekleyin biraz daha kaynatın.
Ocaktan aldıktan sonra soğumaya bırakın. İyice soğutun ki parfenin üstüne döktüğünüz zaman parfeniz erimesin.
Ve son olarak servis yapmadan önce parfeyi servis yapmak istediğiniz tabağa koyun ve üzerine hazırladığımız sosu döküp servis yapın.
Afiyet bal şeker olsun. Yağ mağ olmasın =))
28 Aralık 2012 Cuma
Annemin Günü Vaaar =))
Benim annem emekli bankacı ve bankadaki arkadaşlarıyla yaz tatilleri hariç her ay buluşuyorlar. Annem her zaman "Bu günler olmasa birbirimizi göremeyiz" der. Haklı da. Herkesin bir işi çıkabiliyor ama önceden ayarladıkları için son dakika bir aksilik olmadığı sürece düzenli görüşmeye çalışıyorlar. İlkokuldan bitanecik, canım arkadaşım DP. de "Biz de işe girince gün yapalım, noooluuuur." dedi. Bende "Tabii ki de yapıcaz" dedim.
Annemin toplamda 5 arkadaşı gelecekti, ama 3 ü gelebildi. Dediğim gibi son dakika aksilikleri çıkabiliyor. Her zaman kötü bir şey olmasına da gerek yok üstelik. Bu gelemeyen 2 kişinin de farklı farklı yerlerde yaşayan çocukları onları ziyarete geldiği için gelemediler.
Anneme hazırlık aşamasında baya yardım ettim tabii ki de =) Pasta ve kurabiyeler bendendi. Bir de az çok temizlik. Önce pastayı yaptım ama önce kurabiyenin tarifini veresim var. Pasta her zaman en sondur ya =)) Bir de pasta kardeşimle benim favorimiz o nedenle ona ayrı post ayırmak istiyoruum =) O nedenle şimdi sadece kurabiye =))
Karanfilli Kurabiye
1 fincan sıvı yağ
1 fincan şeker
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
Biraz iyice dövülmüş karanfil
Aldığı kadar un
Tüm malzemeleri birleştirip sert bir hamur yapmamız lazım. Daha sonra açıp, kalıplarla kesip şekillendiriyoruz ve önceden yağladığımız tepsiye diziyoruz. 180 derece yaklaşık 15 dakika yeterli olacaktır.
Annemin toplamda 5 arkadaşı gelecekti, ama 3 ü gelebildi. Dediğim gibi son dakika aksilikleri çıkabiliyor. Her zaman kötü bir şey olmasına da gerek yok üstelik. Bu gelemeyen 2 kişinin de farklı farklı yerlerde yaşayan çocukları onları ziyarete geldiği için gelemediler.
Anneme hazırlık aşamasında baya yardım ettim tabii ki de =) Pasta ve kurabiyeler bendendi. Bir de az çok temizlik. Önce pastayı yaptım ama önce kurabiyenin tarifini veresim var. Pasta her zaman en sondur ya =)) Bir de pasta kardeşimle benim favorimiz o nedenle ona ayrı post ayırmak istiyoruum =) O nedenle şimdi sadece kurabiye =))
Karanfilli Kurabiye
1 fincan sıvı yağ
1 fincan şeker
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
Biraz iyice dövülmüş karanfil
Aldığı kadar un
Tüm malzemeleri birleştirip sert bir hamur yapmamız lazım. Daha sonra açıp, kalıplarla kesip şekillendiriyoruz ve önceden yağladığımız tepsiye diziyoruz. 180 derece yaklaşık 15 dakika yeterli olacaktır.
26 Aralık 2012 Çarşamba
Kuzuuuuuuum DP.
İlkokul arkadaşım canım DP.'me yeniyıl için hediye aldım. Hediye dudak şeklinde kırmız telefon. Daha önce gezerken gördüğümüzde beğenmişti. Bak istiyorum falan demişti ama benim onu gerçekten alacağımı düşünmemişki geçen gün verdiğimde şoka girdi. Hem çok şaşırdı hem hediyesine bayıldı hem de çok mutlu oldu. E onun mutluluğu benim mutluluğum =))
Canım arkadaşım hep birlikte nice yeni yıllaraa =))
Kuzumuun dudakları büyüdü azcıık =))
19 Aralık 2012 Çarşamba
Bekleyen Kitaplar Bir de Puzzle
Son zamanlarda birçok kitap aldım. Bunlardan bazılarının fotolarını yükledim aşağıda gördüğünüz üzere. Ama içlerinden okuyup bitirdiğim 1 tane var ve 1 tane de şu an okuduğum =)
Bunlar aldıklarımdan bir kısmı demiştim ama aslında bir kitap =) Burada olmayan kitap ise; Miras - bir üçleme hatta dörtleme de olabilir. Daha okuma fırsatım olmadı. Ejderhalar üzerine bir kitap. Hatta ilk kitabın filmi de çekilmişti: Eragon.
Bu kitaba bayıldım. İlkini okurken de hemencecik bitmişti, bu da öyle bitti. Romantik, komik, bazen hüzünlü, bazen şaşkınlık verici ama hep keyifli ve kolay okunabilir bir kitap. İlla ki tavsiyemdir =)
Bu kitabı bir arkadaşım mutlaka ingilizce oku diye tavsiye etmişti. Dün gecec başladım, şimdilik herhangi bir yorumum yok.
Daha okumam gereken çok kitap var, hepsini severek alıyorum ama hem her zaman fırsat bulamıyorum hem de çoğu zaman olduğu gibi tembelliğimden üşeniyorum, okumak zor geliyor.
Bir de bu zamanda uzuuuun hem de upuzuun bir zaman öncesinde aldığım puzzle a başlama kararı aldım. Ama bu kararı alalı nerdeyse 1 hafta oldu ve tembellik yine beni bırakmadı ve hala başlayamadım. Masamın üzerinde duruyor. Düzenli olarak her gün bakışıyoruz diyebilirim.
Bunlar aldıklarımdan bir kısmı demiştim ama aslında bir kitap =) Burada olmayan kitap ise; Miras - bir üçleme hatta dörtleme de olabilir. Daha okuma fırsatım olmadı. Ejderhalar üzerine bir kitap. Hatta ilk kitabın filmi de çekilmişti: Eragon.
Bu kitaba bayıldım. İlkini okurken de hemencecik bitmişti, bu da öyle bitti. Romantik, komik, bazen hüzünlü, bazen şaşkınlık verici ama hep keyifli ve kolay okunabilir bir kitap. İlla ki tavsiyemdir =)
Bu kitabı bir arkadaşım mutlaka ingilizce oku diye tavsiye etmişti. Dün gecec başladım, şimdilik herhangi bir yorumum yok.
Daha okumam gereken çok kitap var, hepsini severek alıyorum ama hem her zaman fırsat bulamıyorum hem de çoğu zaman olduğu gibi tembelliğimden üşeniyorum, okumak zor geliyor.
Bir de bu zamanda uzuuuun hem de upuzuun bir zaman öncesinde aldığım puzzle a başlama kararı aldım. Ama bu kararı alalı nerdeyse 1 hafta oldu ve tembellik yine beni bırakmadı ve hala başlayamadım. Masamın üzerinde duruyor. Düzenli olarak her gün bakışıyoruz diyebilirim.
Evet puzzle budur. Annem çok istemişti. Umarım başlayacağım en kısa zamanda ;)
18 Aralık 2012 Salı
Neler Neleeer
Yine uzun bir aranın ardından tekrar blog olayına giriş yapmmış bulunuyorum. Bu sefer umarım daha uzun soluklu gider, çünkü aklımda yazmak istediğim yine onlarca, yüzlerce yazı var. Umarım bu sefer hız kesmeden yapabilirim =)
Bu uzun arada yine bir çok şey oldu. Örneğin en yakın arkadaşlarımdan HÇ artık HA =) yani evlendi. Düğünü şahane oldu. Ne yalan söyliyeyim Göksü Park da yapıcaz dediğinde bi şüphhe duymadım desem yalan olur. Bu denli güzel olacağı, her şeyin yolunda gideceği ve bu kadar çok eğleneceğim hiç aklıma gelmemişti. Her şey çok güzeldi, canım arkadaşım ne de güzel bir gelin olmuştu. Umarım hep mutlu olur. Her şeyin en güzelini hak ediyor çünkü. Ayrıca gecenin sonunda çiçek atma kısmında herkese aman sen geç dedim ben istemiyorum dedim ve hooop çiçek kucağıma düştü resmen. Açıkcası hiç beklemiyordum. Çiçeğin kurumadan evlenmem gerekiyormuş ama ben bir güzel kuruttum =))
Bu uzun arada yine bir çok şey oldu. Örneğin en yakın arkadaşlarımdan HÇ artık HA =) yani evlendi. Düğünü şahane oldu. Ne yalan söyliyeyim Göksü Park da yapıcaz dediğinde bi şüphhe duymadım desem yalan olur. Bu denli güzel olacağı, her şeyin yolunda gideceği ve bu kadar çok eğleneceğim hiç aklıma gelmemişti. Her şey çok güzeldi, canım arkadaşım ne de güzel bir gelin olmuştu. Umarım hep mutlu olur. Her şeyin en güzelini hak ediyor çünkü. Ayrıca gecenin sonunda çiçek atma kısmında herkese aman sen geç dedim ben istemiyorum dedim ve hooop çiçek kucağıma düştü resmen. Açıkcası hiç beklemiyordum. Çiçeğin kurumadan evlenmem gerekiyormuş ama ben bir güzel kuruttum =))
Çiçeklerin ilk baştaki halleri. Daha sonrasında koyacak yer sıkıntı oldu ayrıca her elimin değmesiyle yapraklarındaki azalmalar yüzünden de alttaki şekle soktum =) Shot bardaklarının içerisine mavi ve kırmızı kum boncuklardan koydum. Çiçekleri de küçük kurdelalarla bağladım ve ta taaaa =) Ben çok beğendim, şimdi çalışma masamın üstündeki raflarda ;)
28 Ağustos 2012 Salı
Sonunda Yaptım =))
Bugün uzun zamandır yapmak istediğim profiterolü yaptım =) Zor ve de yorucu oldu ama fena da olmadı hani ;) Dr. Oetker'in hazır profiterolünü yaptım. Kutunun içinden un karışımı, çikolata sosu ve krema karışımları çıkıyor. Sadece birkaç malzemeyi biz ekliyoruz o kadar. Tabii ki bu kadar kolay olup bitmiyor. Baya yoruldum desem yeridir yani =))
Önce hamuru yaptım.
Hamurun soğumasını beklerken çikolata sosu hazırladım ve bir kenarda soğumaya bıraktım.
Hamur soğuyunca yumurta ekleyip, iyice çırptım.
Hamur hazır =)
Önce 20 dakika kadar 200 derece de pişiyor, daha sonra da 150 derece de yaklaşık 15 - 20 dakika daha pişmesi gerekiyormuş. Ben de öyle yaptım.
Veee, hamur kısmı hazır. Onun da iyice soğuması gerekiyormuş, gerçi çok geçmeden soğuyor ama ben soğumasını beklerken kremayı yapmaya başladım.
Veeee her şey tamam. Aslında daha servise uygun yapmayı planlıyordum ama kardeşim AÇ. hemen saldırmaya çalıştı ve ben de ona hemencecik bir tabak hazırlamak zorunda kaldım =))
Lezzetliydi vesselam =))
20 Ağustos 2012 Pazartesi
Nerede O Eski Bayramlaaaar
Bizim eski bayramlarda evimiz dolup dolup taşardı ama artık öyle olmuyor. Bir önceki postta da bahsetmiştim, bazıları öldüler bazıları da tatilde diye. Eskiden her ne kadar yorulsam da meğerse bayramın anlamı öyle belli oluyormuş diyorum artık. Bugün yalnızca 4 grup geldi ve büyük ihtimal yarın da 1 bilemedik 2 grup gelir. Bakalıııım neler olacak ?
Bu da bayram kahvesinden bir görüntü ;) Köpüksüz de olsaa lezzetliydi ellerime sağlık yanii ;)
Bu arada bugün teyzemler, kuzenlerim ve yeğenim geldi. Çok tatlı, çok cadaloz bir kız bu ya =) 3,5 yaşında ve tatlılıkta sınır tanımıyor maşallah =) DNÇ, o benim tatlııım ;) iPhone da oyun oynuyorduk tabii ki de yeni nesil iştee :p
Bu da bayram kahvesinden bir görüntü ;) Köpüksüz de olsaa lezzetliydi ellerime sağlık yanii ;)
Bu arada bugün teyzemler, kuzenlerim ve yeğenim geldi. Çok tatlı, çok cadaloz bir kız bu ya =) 3,5 yaşında ve tatlılıkta sınır tanımıyor maşallah =) DNÇ, o benim tatlııım ;) iPhone da oyun oynuyorduk tabii ki de yeni nesil iştee :p
18 Ağustos 2012 Cumartesi
Mutlu Bayramlara =)
Bir ramazan daha bitti ve yarın artık bayram. Her şey hazır; evler temizlendi, şekerler alındı, yarın için yemekler, tatlılar yapıldı. Tabii ki de artık bir çok insan çalıştığından bu zamanı dinlenmek için değerlendiriyorlar ve tatil yerleri dolup taşıyor. Ama bizim evde daha çok eski bayramlar gibi.
Eskiden hep şikayet ederdim; herkes bize geliyor, çok yoruluyorum diye. Ama zaman içinde farkettim ki gelen misafirlerle bayram bayram oluyormuş. Şimdi eskisi kadar gelen olmuyor, bazıları tatile gidiyor, bazıları da çoktan aramızdan ayrıldılar.
Sanırım bayramlar mutluluk anları olduğu kadar hüzün anlarını da içlerinde barındırıyorlar. Eskiye dönüşler daha çok oluyor.
Dün her arife günü olduğu gibi kabristana dedemi, annemin dedesini ve halasını ziyarete gittik. Eskiden bu kadar duygusallaşmıyordum galiba bunun nedeni eskiden gittiğimizde bu kadar acı hikayeleri görmüyordum. Mezar taşlarını okuduğumda anlamıyordum. Ama artık eskisi gibi değil ve okuduklarım beni her seferinde daha da çok etkiliyor. Allah hepsine gani gani rahmet eylesin.
Bu kadar duygusallığı bu yazıya yansıtmaya gerek yok. Ne de olsa yarın bayram. Her ne kadar büyümüş olsak da henüz çalışmadığımdan tüm aileye yarın için bana ve kardeşime verecekleri harçlıkları hazırlamalarını tembihledim. Yeni nesil yüzsüz gerçekteen ahhahaha =)) Çocuklar bayram harçlığı ve şeker vermeyi UNUTMAYIN =)
Ve her bayram istinasız aklımdaki şarkı Barış Manço'nun Bugün Bayram şarkısıdır. Herkes biliyor gibi hissederim her seferinde ve umarım herkes biliyordur böylesine güzel bir şarkıyı. Allah Barış Manço'ya da rahmet etsin. Ve şarkımız biraz da bayramla birlikte mutluluk gelsin =))
Umarım herkesin bayramı mutlulukla geçer, kazalar olmaz artık.
Bugün Bayram erken kalkıııın çocuklar....
15 Ağustos 2012 Çarşamba
Ruhun Gıdası Yanii =)
Bugün nostaljik takılayım dedim. Eski defterleri karıştırırken atmaya karar verdiğim bir defter buldum. O kadar ki içinde benim özelim olmasın diye bakayım demiştim ama deftere eskilerden çok şey yazmışım. Şiirler, şarkı sözleri, özlü sözler, hatta küçükken şu kafiyeli saçma sapan yazılar falan. Ama hepsi bana eski günlerimi hatırlattı bende hepsini okuyayım bari dedim.
Ve bulmayı ummamıştım ama bulunca inanılmaz mutlu olduğum, çok da sevdiğim bir şarkı: Okan Akdeniz - Hasret. Bu şarkı benim için inanılmaz güzel. Ara sıra aklıma gelir ama defterimde okuyunca bir mutlu oldum. Bir de şarkıyı bulunca mutluluk 10 katladı gerçekten =))
Tabii yalnızca bu değil. Yanda çıkan videoları takip ettikçe başkalarını da buldum. Eskiler güzeldi, hep aklıma geliyorlar =) Mesela bunu bulmayı geçtim, unutalım çok zaman olmuştu =) Ama buldum gerçekten : Nezih Ünen - Karnaval
Bir de bu var. Bunsuz da olmaz: İzel - Yakışıklım ;)
Başkaları da var da Adele'den bir taneyle son veresim var =) Adele ya mükemmel demekten başka bir yorum gelmiyor aklıma =))
Bu kadar değil tabii ki ama siz kendiniz dinlemeye devam =)
Ve bulmayı ummamıştım ama bulunca inanılmaz mutlu olduğum, çok da sevdiğim bir şarkı: Okan Akdeniz - Hasret. Bu şarkı benim için inanılmaz güzel. Ara sıra aklıma gelir ama defterimde okuyunca bir mutlu oldum. Bir de şarkıyı bulunca mutluluk 10 katladı gerçekten =))
Tabii yalnızca bu değil. Yanda çıkan videoları takip ettikçe başkalarını da buldum. Eskiler güzeldi, hep aklıma geliyorlar =) Mesela bunu bulmayı geçtim, unutalım çok zaman olmuştu =) Ama buldum gerçekten : Nezih Ünen - Karnaval
Bir de bu var. Bunsuz da olmaz: İzel - Yakışıklım ;)
Başkaları da var da Adele'den bir taneyle son veresim var =) Adele ya mükemmel demekten başka bir yorum gelmiyor aklıma =))
Bu kadar değil tabii ki ama siz kendiniz dinlemeye devam =)
1 Ağustos 2012 Çarşamba
Hey Gidi Bournemouth Heeeyyy =)
Tabii ki de birçok şey yaşadım. Bazıları ilk defa, bazıları daha önce de yaptıklarımdan ama farklı tad verenlerden. Ama hiçbir şey için pişman değilim.
Her şey çok güzeldi, olması gerektiği gibiydi. Keşkelerim yok mu tabii ki de var =)
Genel olarak izlenimlerimi yazmak istiyorum aslında. Türklerle çok takılmayın diyerek Türklerle takıldığımı itiraf ediyorum =) Evet yaptım bunu. Ama çok güzel arkadaşlıklarım oldu. Tabii ki de yabancı arkadaşlarım da var. Onalrı da çok seviyorum. Ama şöyle kötü bir şey var: onları görme ihtimalim çok düşük :( Türklerle bir şekilde buluşabiliriz (Allah'tan)
Bournemouth - Benim için hayatımdaki en güzel ilklerden biri =)
Öncelikle hava =)) Hava çok ayarsızdı tabii ki de. Yağmur, güneş, rüzgar. Hepsi aynı günde olabiliyor. Zaten bazen yağmuru öyle bir yağıyor ki sanki sprey püskürtüyorlar. Güneş bazen çok güzel ısıtsa da tamamen şekilden ibaret :) Rüzgara gelince, şemsiyemi mahvetti yaa =(
İnsanlara geliyorum. Bazıları iyi olsa da içlerinde gerçekten ırkçı olanları da var ki, ben gelmek istemiyorum derken Allah'ım günler çabuk geçsin şu insanları daha görmeyeyim dedirttiler gerçekten. Ama yine de şu an onlara bile razıyım yeter ki geri döneyim =) Birkaç kere başıma geldi. Ama daha çok çekik gözlülere yapıyorlarmış Birkaç kişiden duydum. Bir tanesi Koreli bir arkadaşımdı. Ama tabii ki de iyileri de var.
Toplu taşıma ile ilgili de yazasım var. Adamlar düzeni oturtmuş gerçekten. Hemen hemen her durakta otobüsün ne zaman geleceği yazıyor. Ön koltuklar bizde de engelli, yaşlı ve hamilelere ayrılmış olsa da oradaki insanlar daha bilinçli ve gerçekten oturmuyorlar. Zaten sık sık otobüs geldiği için o kadar sorun da olmuyor. Bu insanlar bindiği zaman şoför hemen gaza da basmıyor, bekliyor oturuyorlar ondan sonra yoluna devam ediyor. Bizim olduğumuz yerde yani Bournemouth'da metro yoktu sadece otobüs vardı ve gerçekten herkes kurallara uyuyor. Londra da ise çok karmaşık bir metro sistemi var ama o kadar güzel işliyor ki. Hayretler içinde kalmıştım. Evet karmaşık ama çok başarılı.
Her şey çok güzeldi, olması gerektiği gibiydi. Keşkelerim yok mu tabii ki de var =)
Genel olarak izlenimlerimi yazmak istiyorum aslında. Türklerle çok takılmayın diyerek Türklerle takıldığımı itiraf ediyorum =) Evet yaptım bunu. Ama çok güzel arkadaşlıklarım oldu. Tabii ki de yabancı arkadaşlarım da var. Onalrı da çok seviyorum. Ama şöyle kötü bir şey var: onları görme ihtimalim çok düşük :( Türklerle bir şekilde buluşabiliriz (Allah'tan)
Bournemouth - Benim için hayatımdaki en güzel ilklerden biri =)
Bournemouth Pier
Öncelikle hava =)) Hava çok ayarsızdı tabii ki de. Yağmur, güneş, rüzgar. Hepsi aynı günde olabiliyor. Zaten bazen yağmuru öyle bir yağıyor ki sanki sprey püskürtüyorlar. Güneş bazen çok güzel ısıtsa da tamamen şekilden ibaret :) Rüzgara gelince, şemsiyemi mahvetti yaa =(
İnsanlara geliyorum. Bazıları iyi olsa da içlerinde gerçekten ırkçı olanları da var ki, ben gelmek istemiyorum derken Allah'ım günler çabuk geçsin şu insanları daha görmeyeyim dedirttiler gerçekten. Ama yine de şu an onlara bile razıyım yeter ki geri döneyim =) Birkaç kere başıma geldi. Ama daha çok çekik gözlülere yapıyorlarmış Birkaç kişiden duydum. Bir tanesi Koreli bir arkadaşımdı. Ama tabii ki de iyileri de var.
Bunlarda bir şey yapacakları belli çocuklar =))
Toplu taşıma ile ilgili de yazasım var. Adamlar düzeni oturtmuş gerçekten. Hemen hemen her durakta otobüsün ne zaman geleceği yazıyor. Ön koltuklar bizde de engelli, yaşlı ve hamilelere ayrılmış olsa da oradaki insanlar daha bilinçli ve gerçekten oturmuyorlar. Zaten sık sık otobüs geldiği için o kadar sorun da olmuyor. Bu insanlar bindiği zaman şoför hemen gaza da basmıyor, bekliyor oturuyorlar ondan sonra yoluna devam ediyor. Bizim olduğumuz yerde yani Bournemouth'da metro yoktu sadece otobüs vardı ve gerçekten herkes kurallara uyuyor. Londra da ise çok karmaşık bir metro sistemi var ama o kadar güzel işliyor ki. Hayretler içinde kalmıştım. Evet karmaşık ama çok başarılı.
Bu kadar karışık görünse de kolay çözülüyor. - Londra Metro Haritası
Bu da Bournemouth'daki sarı otobüslerin güzergahı - Yellow Buses
Bunlar da otobüslerimiz =)
Sırayı girmeyi de çok seviyorlar. Saatlerce bekleyebiliyorlar. Adamlar o kadar rahat ki, sırada o kadar insan var ama acele etmiyorlar, gerek yok =) Ama tabii ki de öne atlamaya çalışanları hiç sevmiyorlar. Bizde de sevilmiyorlar ama bizde bazılarımız ses çıkartmıyori orada herkes durumdan rahatsızlığını belirtip, o kişiyi arkaya yolluyorlar. En azından benim gördüğüm o yöndeydi =)
Şimdilik yine bu kadar =) Bakalım gerisi nasıl gelecek? Hala etkisinde mi olacağım Bournemouth'un ya da İngiltere'nin yoksa başka şeyler mi yazacağım göreceğiz =)
Şimdilik yine bu kadar =) Bakalım gerisi nasıl gelecek? Hala etkisinde mi olacağım Bournemouth'un ya da İngiltere'nin yoksa başka şeyler mi yazacağım göreceğiz =)
30 Temmuz 2012 Pazartesi
Time to Write Again
Geri döndüm. Neredeyse 7 ay kaldım ve 2 - 3 posttan başka yazmadım. Sizden önce ben kendimi kınıyorum =)
Geri döndüm, evet ama çok özledim Bournemouth'u. Daha doğrusu arkadaşlarımı, ortamımı, ders çalışmayı değil ama okulumu. Çabuk alışıyor insan orada. Hep yanında olan ailenden, arkadaşlarından uzakta, yeni tanıştıklarına hemen tutunuyorsun.
Çok güzel arkadaşlıklarım oldu. İK, EY, DG, BM, EK, ED, BB, İT, EA, EE. Bunlar sadece Türkler ve şu an aklıma gelenler. Sizinle çok mutluydum ben, geri dönmek istiyorum şu an. Ama maalesef zaman artık çalışma zamanı. Artık para kazanmam lazım.
Önce bir özür: Canım arkadaşııım bitanecik dostum İK, şu an Rusya'ya çalışmaya gitti ve bana benden hiç bahsetmemişsin blogunda diye sitem etti. Dadluuuum doğru düzgün yazmadım walla, yazsaam bak sende varsın ;)) Hem ben senii çooook seviyoruum, çok da özlediim =)) Unutma bunu şaşkınıım =))
Bir yeri yaşanacak yapan havası suyu değil, ortamıymış arkadaşlarla geçirilen. Şu an çok özlüyorum ve geri dönebilmek için gerçekten yol arıyorum ama olmayacak bir şey. Artık devam etmem lazım yoluma.
Buraya 17 Temmuz Salı sabahı geldik kardeşimle. Gelir gelmez hemen dışarı falan çıktık. İlk hafta çabuk geçti gerçekten ama sonrasında yavaş yavaş kendinle yalnız kalınca farkediyorsun ki, çok özlüyorsun orayı. Orada her şey senin. Hep özgürsün, yalnızsın ama hep yanında birileri var. Ne zaman istersen çıkabiliyorsun. Burada o kadar bir özgürlüğüm yok maalesef ama ailem var. Onlar olmasa zaten hiçbir şey çekilmezdi herhalde. Tabii ki de bu kavga etmiyoruz anlamına gelmez. Hatta gelir gelmez anneannemle sigara üzerine yine tartıştık =)
Canım arkadaşım GA, HÇ, SK, NY. Çok özlemişim hepsini. Ama hemen HÇ ile buluştuk. Dedikodular =) Bir kez de HÇ, SK ben buluştuk. NY de gelecekti aslında ama oğluşu hasta olmuş gelemedi :( Bir dahakine inş =))
Bu arada HÇ'mi üzdüm. Ama gerçekten bilerek değil. Neyse affedilecek bir şey yok dedi ama haftaya hafta sonu için çok güzel planlarım var. Çok deli affedecek =))
Umarım bu sefer uzatmadan yazılarıma devam edebilirim =)
Şimdilik bu kadar ama aklımda süper bir post var bakalım yapabilecek miyiz ?? Ya da aklımdaki kadar süper olacak mı ?? =)) Göreceğiz =))
Geri döndüm, evet ama çok özledim Bournemouth'u. Daha doğrusu arkadaşlarımı, ortamımı, ders çalışmayı değil ama okulumu. Çabuk alışıyor insan orada. Hep yanında olan ailenden, arkadaşlarından uzakta, yeni tanıştıklarına hemen tutunuyorsun.
Çok güzel arkadaşlıklarım oldu. İK, EY, DG, BM, EK, ED, BB, İT, EA, EE. Bunlar sadece Türkler ve şu an aklıma gelenler. Sizinle çok mutluydum ben, geri dönmek istiyorum şu an. Ama maalesef zaman artık çalışma zamanı. Artık para kazanmam lazım.
Önce bir özür: Canım arkadaşııım bitanecik dostum İK, şu an Rusya'ya çalışmaya gitti ve bana benden hiç bahsetmemişsin blogunda diye sitem etti. Dadluuuum doğru düzgün yazmadım walla, yazsaam bak sende varsın ;)) Hem ben senii çooook seviyoruum, çok da özlediim =)) Unutma bunu şaşkınıım =))
Bir yeri yaşanacak yapan havası suyu değil, ortamıymış arkadaşlarla geçirilen. Şu an çok özlüyorum ve geri dönebilmek için gerçekten yol arıyorum ama olmayacak bir şey. Artık devam etmem lazım yoluma.
Buraya 17 Temmuz Salı sabahı geldik kardeşimle. Gelir gelmez hemen dışarı falan çıktık. İlk hafta çabuk geçti gerçekten ama sonrasında yavaş yavaş kendinle yalnız kalınca farkediyorsun ki, çok özlüyorsun orayı. Orada her şey senin. Hep özgürsün, yalnızsın ama hep yanında birileri var. Ne zaman istersen çıkabiliyorsun. Burada o kadar bir özgürlüğüm yok maalesef ama ailem var. Onlar olmasa zaten hiçbir şey çekilmezdi herhalde. Tabii ki de bu kavga etmiyoruz anlamına gelmez. Hatta gelir gelmez anneannemle sigara üzerine yine tartıştık =)
Canım arkadaşım GA, HÇ, SK, NY. Çok özlemişim hepsini. Ama hemen HÇ ile buluştuk. Dedikodular =) Bir kez de HÇ, SK ben buluştuk. NY de gelecekti aslında ama oğluşu hasta olmuş gelemedi :( Bir dahakine inş =))
Bu arada HÇ'mi üzdüm. Ama gerçekten bilerek değil. Neyse affedilecek bir şey yok dedi ama haftaya hafta sonu için çok güzel planlarım var. Çok deli affedecek =))
Umarım bu sefer uzatmadan yazılarıma devam edebilirim =)
Şimdilik bu kadar ama aklımda süper bir post var bakalım yapabilecek miyiz ?? Ya da aklımdaki kadar süper olacak mı ?? =)) Göreceğiz =))
16 Mayıs 2012 Çarşamba
Kısaca Bournemouth =)
Bu post Hamuş ve Bournemouth a gelmeyi planlayanlar için ;)
Buraya dil okuluna geldim, kardeşimle birlikte. Sürekli birbirimizi görüp, Türkçe konuşmayalım diye de farklı okullara gittik ve şu an ikimizde okullarımızdan memnunuz. Benim okulum British Study Centre, kardeşimin okulu ise Kaplan International. Ayrıntılı olarak sitelerden bakabilirsiniz.
Gelecek olanlara tavsiyem okulları arayıp konuşmaları. Çünkü şirketler birazCIK fazla ücret alıyorlar. Tabii ki de alacaklar, sonuçta işleri bu ama ben yaklaşık 2 katı para verdiğimi öğrendiğimde biraz cinnet geçirmiştim. Okula 1 aylık yazılıp sonrasında uzatma şansınız oluyor. Vize sorun olabilir ama bildiğim kadarıyla en az 5-6 aylık veriyorlar. Yani 5-6 aydan fazla kalmayı düşünmeyenler için buraya garantili gelip gerisini kendileri halletmeleri.
Konaklamaya gelince; okullar tabii ki de ayarlayabiliyorlar ama onlarda aynı şekilde fazladan para alıyorlar. Burada oda kiralıyorsunuz genel olarak. Aile yanında kalmak en ucuzu bildiğim kadarıyla tabii ki yemek hariç olursa. Kalan arkadaşlarımın çoğu memnunlar. Ben ilk başlangıçta öğrenci evinde kaldım. Gayet güzeldi, her gece eğlence olabiliyor sonuçta. Ama okula uzaktı e bir de şimdi kaldığım evi bulunca kaçırmak da istemedim. Ama aile yanında kalmak ingilizceyi geliştirmek bakımından gerçekten çok yararlı. Benim şimdi kaldığı ev aile yanı gibi. Şöyle ki, ev sahipleri giriş katında yaşıyorlar, yukarıda 6 odaları var ve her odanın kendi mutfağı var. Yani ortak alan yok. Ama ben gayet memnunum =) Bir çok internet sitesinden odalara bakabilirsiniz. Ama öncesinde üye olmanız gerekiyor. Üye olmakta bir şey yok zaten de bazıları mesajları okutmak için paralı üye istiyor =) gerek yok =)) Spareroom sayesinde ben bu evi buldum.
Gezileri gelince; tren bizim oralardaki gibi değil, daha pahalı oluyor. Ama eğer 4 kişiyseniz grup indirimi yapıyorlar, daha ucuza gelebiliyor. Otobüs biletlerini önceden alınca yarı yarıya fark ediyor. Ama bildiğim kadarıyla hava alanından fark etmiyor bildiğim kadarıyla. Biletleri genelde online alıyorum ben, National Coach sayfasından. Turlar da günü birlik ya da haftasonları için turlar ayarlanıyor. Indigo ve UK Study yi biliyorum, diğerlerini çok bilmiyorum ama okullar turlar konusunda yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bir arkadaşım gitmek istediğinde gidememişti ama geçenlerde benden sonra vizeyi kaldırdılar gibilerinden bir şey demişti, Dublin için. Ama pek emin değilim.
Buranın gece hayatı çok önemli buradakiler için. Her gece için partileri var, pazarları yok tabii ki de. Genel olarak tüm mağazalar saat 6 da kapatıyorlar, pazar günleri 4 te kapanmış oluyor. Yani pazar günleri tam anlamıyla ölü günleri. Gece hayatına bir anda çok dahil olmayın sonrasında çooook sıkılabiliyorsunuz yanii =))
Ayrıca tavsiyem çok fazla Türk lerle takılmayın. Gerçekten çok etkiliyor sizi, konuşmanızın bir yerde tıkandığını hissedebiliyorsunuz bazen =)
Şimdilik bu kadar ama gelecek sorulara göre cevaplamaya çalışcağım. Yapmadan dönme diyeceklerim var tabii geleceklere ama iyice düşünmem lazım =))
Gelecek olanlara tavsiyem okulları arayıp konuşmaları. Çünkü şirketler birazCIK fazla ücret alıyorlar. Tabii ki de alacaklar, sonuçta işleri bu ama ben yaklaşık 2 katı para verdiğimi öğrendiğimde biraz cinnet geçirmiştim. Okula 1 aylık yazılıp sonrasında uzatma şansınız oluyor. Vize sorun olabilir ama bildiğim kadarıyla en az 5-6 aylık veriyorlar. Yani 5-6 aydan fazla kalmayı düşünmeyenler için buraya garantili gelip gerisini kendileri halletmeleri.
Konaklamaya gelince; okullar tabii ki de ayarlayabiliyorlar ama onlarda aynı şekilde fazladan para alıyorlar. Burada oda kiralıyorsunuz genel olarak. Aile yanında kalmak en ucuzu bildiğim kadarıyla tabii ki yemek hariç olursa. Kalan arkadaşlarımın çoğu memnunlar. Ben ilk başlangıçta öğrenci evinde kaldım. Gayet güzeldi, her gece eğlence olabiliyor sonuçta. Ama okula uzaktı e bir de şimdi kaldığım evi bulunca kaçırmak da istemedim. Ama aile yanında kalmak ingilizceyi geliştirmek bakımından gerçekten çok yararlı. Benim şimdi kaldığı ev aile yanı gibi. Şöyle ki, ev sahipleri giriş katında yaşıyorlar, yukarıda 6 odaları var ve her odanın kendi mutfağı var. Yani ortak alan yok. Ama ben gayet memnunum =) Bir çok internet sitesinden odalara bakabilirsiniz. Ama öncesinde üye olmanız gerekiyor. Üye olmakta bir şey yok zaten de bazıları mesajları okutmak için paralı üye istiyor =) gerek yok =)) Spareroom sayesinde ben bu evi buldum.
Gezileri gelince; tren bizim oralardaki gibi değil, daha pahalı oluyor. Ama eğer 4 kişiyseniz grup indirimi yapıyorlar, daha ucuza gelebiliyor. Otobüs biletlerini önceden alınca yarı yarıya fark ediyor. Ama bildiğim kadarıyla hava alanından fark etmiyor bildiğim kadarıyla. Biletleri genelde online alıyorum ben, National Coach sayfasından. Turlar da günü birlik ya da haftasonları için turlar ayarlanıyor. Indigo ve UK Study yi biliyorum, diğerlerini çok bilmiyorum ama okullar turlar konusunda yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bir arkadaşım gitmek istediğinde gidememişti ama geçenlerde benden sonra vizeyi kaldırdılar gibilerinden bir şey demişti, Dublin için. Ama pek emin değilim.
Buranın gece hayatı çok önemli buradakiler için. Her gece için partileri var, pazarları yok tabii ki de. Genel olarak tüm mağazalar saat 6 da kapatıyorlar, pazar günleri 4 te kapanmış oluyor. Yani pazar günleri tam anlamıyla ölü günleri. Gece hayatına bir anda çok dahil olmayın sonrasında çooook sıkılabiliyorsunuz yanii =))
Ayrıca tavsiyem çok fazla Türk lerle takılmayın. Gerçekten çok etkiliyor sizi, konuşmanızın bir yerde tıkandığını hissedebiliyorsunuz bazen =)
Şimdilik bu kadar ama gelecek sorulara göre cevaplamaya çalışcağım. Yapmadan dönme diyeceklerim var tabii geleceklere ama iyice düşünmem lazım =))
3 Mayıs 2012 Perşembe
Yine Ara - Yine Bournemouth
Yazmak istediğim çok şey var ve hepsi birikiyor. Hala İngiltere'deyim. Ve hala doğru düzgün, istediğim gibi bir post oluşturamadım. Uzun aralarla yazıyorum maalesef.
Bournemouth'da neler yapıyorum. Dersler ağırlaştı, seviye değişikliği nedeniyle. Ama tabii ki de bu turlara gitmiyorum, gece çıkmıyorum demek değil. Aksine gayet de çok dolanıyorum, ya da bana öyle geliyor artık.
Londra ya birkaç kez daha gittim, buraya yakın alışveriş amaçlı gittiğim yerler de Southampton ve Porstmouth, gezi amaçlı gittiğim yerlerde Poole diye bir yere gittik, oradan da Brownsea Island. Ayrıca Manchestar ve Liverpool a da gittim. Çok da beğendim. Özellikle Liverpool'u çok beğendim. Bir arkadaşım, çok gezenlerden =), Liverpool İngiltere'deki en güzel şehir diyip durdu yol boyunca. Bizim olduğumuz yerden yaklaşık 6 saat falan sürüyor. Ayrıca Cardiff e de gittim, Wales yani Galler. Hem de oraya annemle birlikte gittim.
Evet !! Annem burada yaklaşık 1 hafta önce geldi. Annemin şansına havalar soğudu ve yağmurlu. Hocalarımız "en sıcak Nisan ı yaşadık, şimdi de en soğuk Mayıs ı yaşayacağız" diyorlar. Gerçi dün ve önceki günler gayet güzeldi ama bugün yine kapalı, yağmurlu ve soğuk bir gün. Ama yine de annem mutlu burada olmaktan, e tabii ki de kardeşim de bende çok mutluyuz.
Buradaki rahatlıktan sonra Ankara'ya alışmak zor olacak ama çabalayacağız, en çok da ben herhalde. Çünkü burada gece saat kaçta gelirsem geleyim insanlar rahatsız etmiyor. Tabii ki birkaç kişi rahatsız edebilir ama sayıları 2 yi geçmiyor. Her yerde kamera olmasının ve cezaların yüksek olmasının etkisi, bayanlar burada çok rahatlar.
Bu kadar yazı yeter herhalde diyerek birkaç tane fotoğraf koymak istiyorum. Umarım düzenli yazabilirim artık. Gerçekten çok istiyorum çünkü.
Bournemouth'da neler yapıyorum. Dersler ağırlaştı, seviye değişikliği nedeniyle. Ama tabii ki de bu turlara gitmiyorum, gece çıkmıyorum demek değil. Aksine gayet de çok dolanıyorum, ya da bana öyle geliyor artık.
Londra ya birkaç kez daha gittim, buraya yakın alışveriş amaçlı gittiğim yerler de Southampton ve Porstmouth, gezi amaçlı gittiğim yerlerde Poole diye bir yere gittik, oradan da Brownsea Island. Ayrıca Manchestar ve Liverpool a da gittim. Çok da beğendim. Özellikle Liverpool'u çok beğendim. Bir arkadaşım, çok gezenlerden =), Liverpool İngiltere'deki en güzel şehir diyip durdu yol boyunca. Bizim olduğumuz yerden yaklaşık 6 saat falan sürüyor. Ayrıca Cardiff e de gittim, Wales yani Galler. Hem de oraya annemle birlikte gittim.
Evet !! Annem burada yaklaşık 1 hafta önce geldi. Annemin şansına havalar soğudu ve yağmurlu. Hocalarımız "en sıcak Nisan ı yaşadık, şimdi de en soğuk Mayıs ı yaşayacağız" diyorlar. Gerçi dün ve önceki günler gayet güzeldi ama bugün yine kapalı, yağmurlu ve soğuk bir gün. Ama yine de annem mutlu burada olmaktan, e tabii ki de kardeşim de bende çok mutluyuz.
Buradaki rahatlıktan sonra Ankara'ya alışmak zor olacak ama çabalayacağız, en çok da ben herhalde. Çünkü burada gece saat kaçta gelirsem geleyim insanlar rahatsız etmiyor. Tabii ki birkaç kişi rahatsız edebilir ama sayıları 2 yi geçmiyor. Her yerde kamera olmasının ve cezaların yüksek olmasının etkisi, bayanlar burada çok rahatlar.
Bu kadar yazı yeter herhalde diyerek birkaç tane fotoğraf koymak istiyorum. Umarım düzenli yazabilirim artık. Gerçekten çok istiyorum çünkü.
BrownSea Island
Doğal ortamlarındalardı tavuskuşları. Bazıları besliyordu hatta.
Dişileri kur yapmaya başladı biz oradayken =)
Zıplamasam olmazdı =) Çok mutluydum, çok eğlendim o gün =)
Burası da yine BrownSea Island da. Rapunzel'in şatosu için.
Burası Londra, Canary Wharf.
Seni gidi gidii =))
İşteee Beeeen =))
Kahve Dünyası, Picadilly Circus =))
Geçen Manchester'dayım :)
Wedding Bus yani Düğün Otobüsü =) Çok güzeldi. Tam anlamıyla çekemedim çok üzüldüm ama bu fotoğrafı gördükçe o günü hatırlıyorum. Otobüsün içini de beyazlarla süslemişler.
Kardeşimin dediğine göre el yapımı bir araba ama yanlış hatırlıyor da olabilirim =) Ama çok güzeldi. Zaten adamın içinde artiz oturmasından belliydi, her ne kadar fotoğrafta artizlik belli olmasa da =)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





.jpg)
