1 Haziran 2016 Çarşamba

Kız İsteme - Neler Oldu Neler

Kız istemede neler oldu neler? Pek kalabalık değildi erkek tarafı ama biz kız tarafı olarak kalabalıktık ve kadromuz da sağlamdı hani. Dayım ve küçük teyzemin oğlu İstanbul'dan geldiler - günü birlik. Küçük teyzem ve eniştem İzmir'den. Biz zaten Ankara'dayız. Kızı istenecek olansa büyük teyzem onlarda Ankara'da.

Gel gelelim genel hatlarıyla nasıl geçti ? Efenim erkek tarafı geldiler. Oturdular, tanışıldı falan. Kahveler yapıldı, kahveler bitti, bulaşıkları bana ulaştı, ben onları yıkadım makineye kaldırdım, içeri geçtim - tık yok. Kuzenler ve büyü kuzenimin eşi doktor. Dayımın eşi de eczacı. Dayım başlamış doktorlarla alakalı bir şeyler söylemeye. Hasan abimin de hassas noktası mıymış, anaam uzadı da uzadı. Artık neden sonra Bahar ablam çağırdı aaa dedi yavaşla artık. Neyse sonrasında kızı istediler. Büyük kuzenimin kızı yani istenen kuzenimin yeğenine eniştem sordu verelim diye o da başını salladı. Sonra içerde bana 'Ben aslında vermicektim' dedi, dedesine bir de kızmış 'neden verdin' diye.

Neyse hayırlısıyla verdik - gitti. Çok mutlu olsunlar da gerisi boş, gerisi fasa fiso.

O günden kalanlarsa:
(Canımın içi, bitanecik, yakışıklı kardeşimle)

(Günün kahramanı kuzenimle - verdik gitti)

(Büyük kuzen, minik kurbağam ile - arkada da İzmirli teyzem)

(Kahramanlar)

(Mini kurbağam)


(İllere vor da bize yoh miii)

(Ellerimle beslerim sultanım)


30 Mayıs 2016 Pazartesi

Kız İsteme Hazırlıkları

Geçtiğimiz cumartesi (28.05.2016) büyük teyzemin küçük kızını istemeye geldiler. Tabii tüm hafta ona hazırlanmakla geçti. Çarşamba ve perşembe annemle alışveriş merkezlerinde kıyafet arayarak cuma günü de yapılacakları yemek vs yapmakla geçti. Benim için olabildiğince yorucuydu. Hele ki cuma günü. Kuzenim için gelen misafirlere birer anı olması için şeker hamurlu kurabiyelerden yaptım. İlk denememdi ve yaptım yani. Tabii ki eksikliklerim kusurlarım vardır ama bence hiç fena değildi. Zaten herkes de beğendi - önemli olan da buydu ☺️






Çok yorucu olmasının yanında baya da keyifliydi. Son halleri de şöyle;




Baya da beğenildi. Asıl önemlisi teyzemin onayından geçmekti - onu yaptık evellallah 😎

Geceden birkaç foto paylaşmak isterdim ama bu postta çok foto oldu. Uzun bir aradan sonra geldim madem postlarımı daha akılcıl yayınlayayım da bu sefer bir şeye benzesin. 

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Koskoca 1 Sene

Yazmayalı 1 seneyi geçmişiz. Neler yaşandı neler... İyisiyle kötüsüyle 1 sene. Örneğin 2016 yı pek sevmedim ben. Mutsuzluktan, hüzün ve gözyaşından diğer şeylere zaman kalmadı. Kalbimi kırdı, parçaladı, un ufak etti ve daha ortasında gelemedik. Belki daha güzel günler de gösterecek ama şu an yalnızca çarpıntı yapıyor ben de.

Buraya hüzün hikayelerimi yazmayacağım, ya da şöyle oldu böyle oldu diye reklam da yapmayacağım sonuçta benim iç meselem, özelim. Ama mutsuzluk bazen dayanılmaz olabiliyormuş. Boğazın düğümü çözülmeden de yaşanabiliyor, gizlice ağlayabilmek için yeni yerler yeni yöntemler keşfedilebiliyormuş. Ağlarken gülmek, mutlu olmak da enteresan ama oluyormuş işte. Hiç yaşamak istenmeyen olaylar yaşanıyor ve içinden bir şekilde sağ kurtulabiliyormuşuz. Bir yanımız kaybolurken hem de.

Yazmak istedim. İçimdeki biriktirdiklerimden bir kısmını en azından. Belki rahatlarım diye. Sanırım biraz biraz birazz daha zamana ihtiyacım var. Ama buralara geri dönüyorum.

Hayata geçirmek istediklerim hala var. Hem de giderek çoğalıyorlar. Onları yavaştan yapmaya başladım bile.

Hayat bir şekilde devam ediyor. O yüzden sevdilerimiz yanımızdayken onlara olan öfkemiz değil de sevgimiz ağır bassın ve onlara da bu sevgiyi gösterelim. Ben şanslıydım az da olsa umarım siz de sevginizi göstermeyi başarabilirsiniz.

Sağlıkcakla, mutlulukla kalın...