5 Nisan 2015 Pazar

Yeni Şeyler

Selamlaaar =) Yine uzun upuzun bir aradan sonra geldim. Bu sırada yine tabii ki de birçok şey oldu. Bunlardan bazıları diğerlerinden daha önemli, daha bahsedilesi, yazılası.

Öncelikle minnak kardeşim asker oldu. Evet asker olduysa minnak olmaz diyebilirsiniz ancak, hani annelere göre çocuklar hiç büyümez ya bir ablaya göre de (ki bazen fazla anaç olduğum söylenir) benim minnak kardeşim hiiiiç büyümedi =) Acemiliğini Burdur'da yaptı, şimdi ise İstanbul'da askerliğine devam ediyor. Çok şükür, binlerce kere de maşallah ki rahat. (Nazarlardan uzak)

Diğer bir önemli haber ise buradan hep bekleyin diye yazdığım bir şey. Yaptığım ürünleri satmaya başladım Yardım eden sevdiğim insanlar var ;) Ponçik Ürünler adı ile yepyeni bir şey başlattık. Burada yaptığım piksel boncuklarla, normal boncuklarla, ahşap ürünlerle ve giderek farklı olmaya başlayan bir ürün kataloğumuzla başladık. Henüz internet sitemiz yok. Açıldığında duyuracağım. Site belli aslında Ponçik Ürünler. Sitemiz açılana kadar ise Instagram hesabımızdan satış yapıyoruz. Başladık bile. Daha hiçbir şey oturmadan yaptık satışları. Büyümeye çalışıyoruz. Baya da yeniyiz yani nasıl satış yapılır, nasıl instagram üzerinden satış yapılır sürekli araştırma halindeyiz. Ancak yeterli değil tabii ki de. Bakalım her şeyin devamı gelecek.

Yakın bir zamanda da Ponçik Ürünler'de bir çekiliş düzenlemeyi planlıyoruz. Nasıl olacak o zaman göreceğiz. O zamana kadar da bizi takip ederek işe başlayabilirsiniz.





Bunlar sadece fotoğrafların bir kısmı. Diğerleri gelecek yakın zamanda. Bakalım her şey güzel olacak. Biz bekliyoruz, siz de bekleyin olur mu ?

Mutlu Pazarlar dileriz efeniiim =)

18 Şubat 2015 Çarşamba

Küpe Çerçevesi

Küpelerimi çok sevmeme rağmen bir türlü doğru düzgün bir yer ayarlayamadım kendilerine. Geçenlerde annemle Kızılay'daki Şık Düğme'ye gittik. Daha önceki internet araştırmalarına istinaden plastik kanvası görünce alayım belki lazım olur dedim. Birkaç araştırma sonucu küpelerim için bunları kullanabileceğimi gördüm. Ben de hemen başladım.

 

Bu çerçeveleri de tabii ki de IKEA'dan almıştım. Ama kullanmak kısmet olmamıştı.


Şimdi küpelerimi rahat rahat gördüğüm için her gün istediğimi takıyorum :) Umarım siz de beğenirsiniz.

Sağlıcakla kalın. 
 
Not: Özgecan ile başka paylaşım yapmak istemedim. Bunun nedeni ülkemizde bir şeylerin değişmiyor olmasının yanı sıra o kadar çok şey okudum ve facebook'ta o kadar çok şey paylaştım ki artık okuduğum şeyler daha fazla üzmekten ve ümitsiz hissetmekten başka bir şeye yaramıyor maalesef ki. Binlerce kere özür dilerim Özgecan, elimizden hiçbir şey gelmiyor. Biz insan olmayı beceremeyen bir ülkeyiz. Yalnızca siyaset var bizim için. İnsanlık yok :/

15 Şubat 2015 Pazar

Sevgililer Günü / Valentine's Day

14 Şubat - Sevginin, aşkın günü. Ülkemizde ise isyanın günü artık. Özgecan Arslan. Pek söze yer bırakmayan acı haber 13 Şubat akşamı sosyal medya da yankılanmaya başladı. Herkes kendince yorumladı. Bazıları utanmadan 'kısa etek giyiyorsan bas bas bağırmayacaksın', 'bunlar Amerika'da da oluyor, çenenizi kapatın' diye kendi reklamlarını yapıyorlar. Mantık yine reklamın iyisi kötüsü olmaz herhalde. Gündeme oturdum diyebilmek için. Peki neden ? Kendi başınıza geleceğini düşünmek bile istemezsiniz. Peki ya een sevdiklerinizin başına gelse ?

Eylemler yapılmaya başladı bile. Peki ne oldu ? Yine polis şiddeti, düşünemeyen zavallı insan suretindeki insanların tepkileri var. Çok garip. Ya kendi başlarına gelse ? Ya kendi çocuğuna ? Düşünmüyorlar.

Dün, bugün sosyal medyada çoğu kişi bununla ilgili paylaşımlar yaptı. Peki ya sonrası ? Sonrasında da devam edecek mi ? Ne kadar hafızalarımızda yer edinecek ? Ne acı ki ülke olarak unutmayı hep tercih ediyoruz. Bu gibi tecavüz olayları normal karşılanmaya başlandı. Cinayet zaten ölen kadınsa olası bir şey.

Yakalandılar. Ama olan oldu, giden bir can değil ki yalnızca. Ülke gerçeği, kadınlara karşı tutum. Avukatlar bile savunmak istemiyor. Eğer bu canileri savunacak avukat varsa daha da diyebileceğim bir şey yok sanırım ülkemiz bitti demektir.

Sosyal medyada gördüklerimi buraya da koymak istiyorum. Bunun nedeni unuttuğumuz zaman belki aşağı doğru inerken yine hatırlamak.

Bu tweeti Özgecan için atmadığını savunan bir mahlukat. Yapıyorsun bir şey bari arkasında duracak cesaretin olsun. Ancak çamur at izi kalsın yapabiliyorsunuz.




Hadi bu kadın (!) bunu yazdı. Bir grup düşünemeyen zavallı da retweet yapmış, favorilerine eklemiş. Favoriye eklemek nedir ? Oh iyi olmuş, iyi ki tecavüze uğramış mı diyorsun ? O zaman darısı başınıza diyorum ve hatta çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıksın inşallah diyorum. İnsanlardaki nefreti körüklemekten başka bir işe yaramıyorsunuz. Benim nefretim de böyle.


Adam olmak bizim ülkemize baya uzak bir kavram... Ne yazık ki...


Böyle diyenlerin kızları, eşleri neden çalışıyor o zaman ?



Nefretim öyle büyük ki, ama diyebileceğim şeyler hep ... içeriyor. O yüzden bunları, bunlar gibi düşünenleri, Allah'ın kadına verdiği yeri görmezden gelip ayaklar altına alanları, müslümanım diyip yaptıkları şeylerin müslümanlıkla ilgisi olmayanları Allah'a havale ediyorum. Ama dilerim ki bu dünyada da cehennemi yaşarlar. En yakınlarından, en sevdiklerinden, çoluklarından çocuklarından çıkar bu yaptıkları.

"Bir yerde suç varsa, o yerde adalet yok demektir." - Eflatun

Son olarak change.org da kampanya başlatıldı. Bilmeyenler, henüz imza atmamış olanlar lütfen imza atınız.

Kampanya için buraya tıklayınız.

25 Ocak 2015 Pazar

Hey Gidi Heey

Ortaokuldayken elişi dersimiz vardı. Her telden çalınan bir dersti bana göre. Etamin yaptırmıştı hocamız. Annemlerde yastık yapalım ne güzel olur demişlerdi. Ben de bir heves başladım. Sanırım 6. sınıftaydım. Yastık yapmaya başladık, dersten öğrendim ya etamini biliyorum sonuçta. Annem bir tane örnek verdi böyle yapalım diye ona da tamam dedim. Hevesliyim yani.

Her yaz tatilinde devam ettim yastık yapacağım ya.. Bitmedi arkadaş. Lanet şey bitmedi. Üniversitede artık bıraktım daha da yapmam dedim. Bugün tesadüfen bir şeyler örme isteği doğdu içimde, aklımda da binlerce lamba aydınlattı beni. Fikirler, fikirler geldi. Hemen annemin yünlerinin olduğu çantalara bakmaya başladım. Etaminimi buldum. İstediğim yünleri de buldum sayılır ama şu an onlar önemsiz kaldı. Onlar ilerleyen zamanlar haberdar olacağınız şeyler ;)


Etaminim. Baya sahipleniyorum ama olay bitirmek olunca sıkıyor beni. Yine başladım. Elimdeki biter ama bundan yastık falan olmaz. Ben bunu sevmedim çünkü. Bir heves tekrar başladım ama yarım kalmasın diye. Başka şeyler yaparım ben etaminle diye ;) Bakalım başka şeyler yapabilir miyim ama bu biter artık arkadaş =)



Hala elimde bu akşam bitecek inşallaaah ;)

Hadi sağlıcaklı kalın efenim ;)

8 Ocak 2015 Perşembe

4 Koskocaman Sene

Bu blogda yazı yazmaya başlayalı koskoca 4 sene olmuş. Neler neler oldu ben hala bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Hala yazmak istediğim yüzlerce şey var. Yapmak istediğim...


Mesela bugün. Çocuklar gibi şendim ama öğleden sonrasında ancak. Ankara karlar altında. Hava buzzz gibi, Ankara hiç böyle olmamıştı. Bugün küçük bir çocuk annesine "bu mevsim çok soğukmuş anne" diyordu. Çok hoşuma gitti.

Son 1 haftadır pek de mutlu bir aile değiliz. Büyük teyzemin eşi, canım eniştem hastanede; solunum yetmezliği yüzünden. Yoğun bakımda. Pazardan beri orada. Göremedim. Gerçi görsem üzülürdüm ama olsun eniştemi çok severim. Babam yurtdışındayken yanımızda o vardı. Kaza yaptığımda akşama kadar karakolda o vardı yanımda. İleride evlenirsem yanımda olmasını istediğim insanların içinde yukarı sıralarda geliyor. Herkes dua edip bekliyor, kimsenin elinden bir şey gelmiyor. Yalnızca oturup dua edip bekliyoruz. Allah şifa versin.

Onun dışında 2 hafta kadar önce istifa ettim. Patronlarım diye hitap edebileceğim ama asla haketmeyen insanların egolarını tatmin etmeyeceğim için bıraktım işi. Hep yakında, yakında dediğim kendi işim üzerine odaklanmayı planlıyorum. Bakalım önümüzdeki günler bana, aileme, en sevdiğime, yakın çevreme neler getirecek ??

Bugünkü gibi eğlenebildiğim güzel anlar gelsin. Herkes hep mutlu olsun.

Sağlıcakla kalın efenim.....


(Bacağımdaki kara bakmaya çalışırken ben)