Çok şey var gerçekten de yazılması gereken. Bilinmesi gereken. Ama biz daha çok savaşmayı seçiyoruz, kolayı bu belki de. Dün İsrail Gazze'ye girdi. Libya'da havaalanı kapandı, patlamalar diz boyu. Irak dersen zaten her gün bombalamalar. Afrika aç. Bizse bir şey yapmıyoruz. Daha ne yapalım ? Tüm dünyayı birbirine soktuk. Kime canım dedikse arkasından vurduk. N'oldu Türklerin kanındaki vatanseverlik, misafirperverlik, cana yakınlık, dosta düşmana karşı olan insanlık ?? Ne yaptık biz de bunların hepsini bitirdik. Yazacak hem çok şey var hem de hiçbir şey kalmadı. İnsanlığımızı tükettik artık. Ayrımcılıkları için kızdığımı yabancılar nam-ı diğer gavurlara özendik. Siyah beyaz yerine Türk Kürt Çerkez Laz dedik. Yetmedi Sünni Şii Alevi dedik. Yazıklar olsun bize. Körü körüne parti tutanlara. Bilinçsiz bırakılmak istenen topluma, bilinçsiz bırakılmaktan hoşlanan topluma... Hepimize yazıklar olsun.
"Hiç kimse, doğuştan, başka bir insanın ten rengi, geçmişi ya da dini yüzünden ondan nefret etmez."
"Eğitim, dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silahtır."
"Özgür olmak, birinin sadece
zincirlerini kırması değildir ancak başkalarının özgürlüğünü artırmak
ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır."
Bu sözleri Nelson Mandela söylemiştir. Google'ı açınca bugün o var. Belki bir ışık tutar ama biz o ışığa bakmadıktan sonra ne fark eder ki. Atatürk gibi bir gücü kullanmak istemeyen bir topluma başkasının sözleri ne kadar işler ki.
Biraz melankolik oldu yazım. Aslında günlerdir yaptıklarımı, beğendiğim DIY (kendin yap) ları paylaşacaktım. Ama onları paylaşmaya yüreğim yok. Böyle kara günlerde mutlu olmaya hakkım yok gibi hissediyorum. Gününüz aydın geçsin umarım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder