Bazı şeyler insanlara dokunur. Dokunması gerekir. Yani sonuçta bir insanın canını Allah veriyorsa Allah alır. Başkasının hakkı yokken peygamber ilan edilen birisinin buyruğunda, gözü kapalı inandırılmış insanlar tarafından öldürülen canlarımız var. Ne acı.
2 Haziran 2013 - Mehmet Ayvalıtaş. Öldürüldü. Neden ? Kendi özgürlüğünü savunamayanlara inat elinde tutabilmek için özgürlüğünü. Bir ağaç parçasını koruyabilmek için. Bir umut ışığını alevlendirmek için. Ne yazılır ki ??
Yarın öbür gün diğer öldürülenleri de yazsam ne değişecek ki !!! Ben yazdıkça, siz okudukça üzüleceksiniz. Belki iyi oldu diyenler de vardır okuyup da, bu da onların vicdansızlığını, insanlıktan uzaklığını gösterir.
31 Mayıs'da Selim Önder maruz kaldığı gaz neticesinde kalp krizi geçirip öldü.
1 Haziran'da Ethem Sarısülük Kızılay meydanında başından vuruldu. Katillerine teşekkür edildi.
2 Haziran'da Mehmet Ayvalıtaş arabasıyla direnişçileri öldürmek isteyen bi zavallı tarafından öldürüldü.
3 Haziran'da Abdullah Cömert kafasına aldığı kurşunla öldürüldü.
5 Haziran'da İrfaan Tuna - ki kendisi eylemlerde yokken atılan gaz sonucu kalp krizi geçirdi.
16 Haziran'da Berkin Elvan başından gaz bombası fişeği ile vuruldu. Hem de ekmek almaya giderken. 269 gün direnebildi ve 11 Mart 2014'te öldü.
10 Temmuz'da Ali İsmail Korkmaz ölsün diye dövüldü ve maalesef direnemedi aldığı darbelere. Dirense de aklına öldürmeyi koymuş insanlardan nasıl korunabilirdi ki ?
10 Eylül'de Ahmet Atakan öldürüldü.
22 Aralık'da Elif Çermik gazlı müdahales sırasında kalp krizi geçirdi. 30 Mayıs 2014 tarihine kadar dayanabildi.
Buradan da oluşturulan bir çizelgeye bakabilirsiniz. Bazı şeyler eksikmişcesine ama gayet güzel anlatılmış.
Peki onca yaralı, gönlü kırgın ?? Peki bu kadar şey boşuna mıydı ? Tekrar susmak için mi ? Umut ışığı var hala bir yerlerde, birileri saklıyor yalnızca. İyi geceler. Artık ne kadar iyi olabilirse. Artık ne kadar unutabilirsek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder