28 Ağustos 2012 Salı

Sonunda Yaptım =))

Bugün uzun zamandır yapmak istediğim profiterolü yaptım =) Zor ve de yorucu oldu ama fena da olmadı hani ;) Dr. Oetker'in hazır profiterolünü yaptım. Kutunun içinden un karışımı, çikolata sosu ve krema karışımları çıkıyor. Sadece birkaç malzemeyi biz ekliyoruz o kadar. Tabii ki bu kadar kolay olup bitmiyor. Baya yoruldum desem yeridir yani =))


Önce hamuru yaptım. 


Hamurun soğumasını beklerken çikolata sosu hazırladım ve bir kenarda soğumaya bıraktım.


Hamur soğuyunca yumurta ekleyip, iyice çırptım.


Hamur hazır =)



Önce 20 dakika kadar 200 derece de pişiyor, daha sonra da 150 derece de yaklaşık 15 - 20 dakika daha pişmesi gerekiyormuş. Ben de öyle yaptım.


Veee, hamur kısmı hazır. Onun da iyice soğuması gerekiyormuş, gerçi çok geçmeden soğuyor ama ben soğumasını beklerken kremayı yapmaya başladım.


Veeee her şey tamam. Aslında daha servise uygun yapmayı planlıyordum ama kardeşim AÇ. hemen saldırmaya çalıştı ve ben de ona hemencecik bir tabak hazırlamak zorunda kaldım =))



Lezzetliydi vesselam =))

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Nerede O Eski Bayramlaaaar

Bizim eski bayramlarda evimiz dolup dolup taşardı ama artık öyle olmuyor. Bir önceki postta da bahsetmiştim, bazıları öldüler bazıları da tatilde diye. Eskiden her ne kadar yorulsam da meğerse bayramın anlamı öyle belli oluyormuş diyorum artık. Bugün yalnızca 4 grup geldi ve büyük ihtimal yarın da 1 bilemedik 2 grup gelir. Bakalıııım neler olacak ?

Bu da bayram kahvesinden bir görüntü ;) Köpüksüz de olsaa lezzetliydi ellerime sağlık yanii ;)



Bu arada bugün teyzemler, kuzenlerim ve yeğenim geldi. Çok tatlı, çok cadaloz bir kız bu ya =) 3,5 yaşında ve tatlılıkta sınır tanımıyor maşallah =) DNÇ, o benim tatlııım ;) iPhone da oyun oynuyorduk tabii ki de yeni nesil iştee :p

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Mutlu Bayramlara =)


Bir ramazan daha bitti ve yarın artık bayram. Her şey hazır; evler temizlendi, şekerler alındı, yarın için yemekler, tatlılar yapıldı. Tabii ki de artık bir çok insan çalıştığından bu zamanı dinlenmek için değerlendiriyorlar ve tatil yerleri dolup taşıyor. Ama bizim evde daha çok eski bayramlar gibi.

Eskiden hep şikayet ederdim; herkes bize geliyor, çok yoruluyorum diye. Ama zaman içinde farkettim ki gelen misafirlerle bayram bayram oluyormuş. Şimdi eskisi kadar gelen olmuyor, bazıları tatile gidiyor, bazıları da çoktan aramızdan ayrıldılar.

Sanırım bayramlar mutluluk anları olduğu kadar hüzün anlarını da içlerinde barındırıyorlar. Eskiye dönüşler daha çok oluyor.

Dün her arife günü olduğu gibi kabristana dedemi, annemin dedesini ve halasını ziyarete gittik. Eskiden bu kadar duygusallaşmıyordum galiba bunun nedeni eskiden gittiğimizde bu kadar acı hikayeleri görmüyordum. Mezar taşlarını okuduğumda anlamıyordum. Ama artık eskisi gibi değil ve okuduklarım beni her seferinde daha da çok etkiliyor. Allah hepsine gani gani rahmet eylesin.

Bu kadar duygusallığı bu yazıya yansıtmaya gerek yok. Ne de olsa yarın bayram. Her ne kadar büyümüş olsak da henüz çalışmadığımdan tüm aileye yarın için bana ve kardeşime verecekleri harçlıkları hazırlamalarını tembihledim. Yeni nesil yüzsüz gerçekteen ahhahaha =)) Çocuklar bayram harçlığı ve şeker vermeyi UNUTMAYIN =)



Ve her bayram istinasız aklımdaki şarkı Barış Manço'nun Bugün Bayram şarkısıdır. Herkes biliyor gibi hissederim her seferinde ve umarım herkes biliyordur böylesine güzel bir şarkıyı. Allah Barış Manço'ya da rahmet etsin. Ve şarkımız biraz da bayramla birlikte mutluluk gelsin =))

Umarım herkesin bayramı mutlulukla geçer, kazalar olmaz artık.


Bugün Bayram erken kalkıııın çocuklar....

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Ruhun Gıdası Yanii =)

Bugün nostaljik takılayım dedim. Eski defterleri karıştırırken atmaya karar verdiğim bir defter buldum. O kadar ki içinde benim özelim olmasın diye bakayım demiştim ama deftere eskilerden çok şey yazmışım. Şiirler, şarkı sözleri, özlü sözler, hatta küçükken şu kafiyeli saçma sapan yazılar falan. Ama hepsi bana eski günlerimi hatırlattı bende hepsini okuyayım bari dedim.

Ve bulmayı ummamıştım ama bulunca inanılmaz mutlu olduğum, çok da sevdiğim bir şarkı: Okan Akdeniz - Hasret. Bu şarkı benim için inanılmaz güzel. Ara sıra aklıma gelir ama defterimde okuyunca bir mutlu oldum. Bir de şarkıyı bulunca mutluluk 10 katladı gerçekten =))


Tabii yalnızca bu değil. Yanda çıkan videoları takip ettikçe başkalarını da buldum. Eskiler güzeldi, hep aklıma geliyorlar =) Mesela bunu bulmayı geçtim, unutalım çok zaman olmuştu =) Ama buldum gerçekten : Nezih Ünen - Karnaval


Bir de bu var. Bunsuz da olmaz: İzel - Yakışıklım ;)



Başkaları da var da Adele'den bir taneyle son veresim var =) Adele ya mükemmel demekten başka bir yorum gelmiyor aklıma =))


Bu kadar değil tabii ki ama siz kendiniz dinlemeye devam =)

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Hey Gidi Bournemouth Heeeyyy =)

Tabii ki de birçok şey yaşadım. Bazıları ilk defa, bazıları daha önce de yaptıklarımdan ama farklı tad verenlerden. Ama hiçbir şey için pişman değilim.

Her şey çok güzeldi, olması gerektiği gibiydi. Keşkelerim yok mu tabii ki de var =)

Genel olarak izlenimlerimi yazmak istiyorum aslında. Türklerle çok takılmayın diyerek Türklerle takıldığımı itiraf ediyorum =) Evet yaptım bunu. Ama çok güzel arkadaşlıklarım oldu. Tabii ki de yabancı arkadaşlarım da var. Onalrı da çok seviyorum. Ama şöyle kötü bir şey var: onları görme ihtimalim çok düşük :( Türklerle bir şekilde buluşabiliriz (Allah'tan)

Bournemouth - Benim için hayatımdaki en güzel ilklerden biri =)
Bournemouth Pier




Öncelikle hava =)) Hava çok ayarsızdı tabii ki de. Yağmur, güneş, rüzgar. Hepsi aynı günde olabiliyor. Zaten bazen yağmuru öyle bir yağıyor ki sanki sprey püskürtüyorlar. Güneş bazen çok güzel ısıtsa da tamamen şekilden ibaret :) Rüzgara gelince, şemsiyemi mahvetti yaa =(

İnsanlara geliyorum. Bazıları iyi olsa da içlerinde gerçekten ırkçı olanları da var ki, ben gelmek istemiyorum derken Allah'ım günler çabuk geçsin şu insanları daha görmeyeyim dedirttiler gerçekten. Ama yine de şu an onlara bile razıyım yeter ki geri döneyim =) Birkaç kere başıma geldi. Ama daha çok çekik gözlülere yapıyorlarmış Birkaç kişiden duydum. Bir tanesi Koreli bir arkadaşımdı. Ama tabii ki de iyileri de var.

Bunlarda bir şey yapacakları belli çocuklar =))

Toplu taşıma ile ilgili de yazasım var. Adamlar düzeni oturtmuş gerçekten. Hemen hemen her durakta otobüsün ne zaman geleceği yazıyor. Ön koltuklar bizde de engelli, yaşlı ve hamilelere ayrılmış olsa da oradaki insanlar daha bilinçli ve gerçekten oturmuyorlar. Zaten sık sık otobüs geldiği için o kadar sorun da olmuyor. Bu insanlar bindiği zaman şoför hemen gaza da basmıyor, bekliyor oturuyorlar ondan sonra yoluna devam ediyor. Bizim olduğumuz yerde yani Bournemouth'da metro yoktu sadece otobüs vardı ve gerçekten herkes kurallara uyuyor. Londra da ise çok karmaşık bir metro sistemi var ama o kadar güzel işliyor ki. Hayretler içinde kalmıştım. Evet karmaşık ama çok başarılı.

Bu kadar karışık görünse de kolay çözülüyor. - Londra Metro Haritası

Bu da Bournemouth'daki sarı otobüslerin güzergahı - Yellow Buses



Bunlar da otobüslerimiz =)

Sırayı girmeyi de çok seviyorlar. Saatlerce bekleyebiliyorlar. Adamlar o kadar rahat ki, sırada o kadar insan var ama acele etmiyorlar, gerek yok =) Ama tabii ki de öne atlamaya çalışanları hiç sevmiyorlar. Bizde de sevilmiyorlar ama bizde bazılarımız ses çıkartmıyori orada herkes durumdan rahatsızlığını belirtip, o kişiyi arkaya yolluyorlar. En azından benim gördüğüm o yöndeydi =)

Şimdilik yine bu kadar =) Bakalım gerisi nasıl gelecek? Hala etkisinde mi olacağım Bournemouth'un ya da İngiltere'nin yoksa başka şeyler mi yazacağım göreceğiz =)