31 Ocak 2011 Pazartesi

Teşekkür

Biliyorum, hiç kimseye bu blog un adresini vermedim. Ama buradan arkadaş dediğim bazı insanlara teşekkür etmek istiyorum. Bunlardan biri bencil, kendini beğenmiş, kendini öve öve bitiremeyen canım arkadaşım !!. Teşekkürümün nedeni, bir haftadır Libya'dayım. Geleceğimi biliyordun, o gün de konuştuk ama bir iyi yolculuklar demedin, teşekkür ederim. Her buluşmamız da hep seni dinledik. Ben başka arkadaşlarımla çok eğlendiğimi anlatmaya kalkınca nasıl oluyorsa sürekli lafımı bir şekilde bölmeyi başardığın için ve konuyu kendine çevirmeyi başardığın için teşekkür ediyorum ayrıca bu konudaki yeteneğini de takdir ediyorum. Aynı bölümde olmamıza rağmen farklı okullarda okuduk, üstelik benim okulumun seninkinden daha iyi olmasına rağmen her seferinde mükemmel olan sen olduğun için teşekkür ederim. Benim en mutlu olduğum her anımı mahvettiğin için de çok özel bir teşekkürü hak ediyorsun.
Bir teşekkür de bana, nasıl oluyor da ben bu insanları etrafımda topluyorum ve sonrasında ağzımı açıp bir şey diyemiyorum. Ama en yakınlarımı üzmek için neredeyse her şeyi yapıyorum. Aslında yine de derim ama ötesinde o da çirkinleşecek bende. Susmak her zaman iyi gibi duruyor ne güzel.
At için NÇ. En son yine sende patlayacak.

Bu arada bir haftadır Libya'da olduğumu bilen gerekli gereksiz herkes bana bir şeyler söyledi. İnsan arkadaşım dediği insanlardan bekliyor ya. Ama gidince aramayacağım. her şey karşılıklı arkadaş. Yapıyorsan ardını arkasını düşüneceksin. Ayrıca !!. adam yokluğundan, bazen arkadaşa, alışverişe çıkacak adama ihtiyaç duyduğumdan yanımdasın. Kendini büyütme.

Okuyan varsa hepinizden de özür dilerim. Ruh halimin karmaşık olduğunu profilime yazmıştım. Akşamları da efkar mı basıyor nedir, iyice çığırımdan çıkıyorum...

Hadi hayırlısı o zaman.....

30 Ocak 2011 Pazar

Bazen...............

Bazen olur insan her şeyden bıkar yaa.. Şu an aynen öyle bir durumdayım. Çünkü söylemek istediklerimi söyleyemeyince, içimde, boğazımda kalınca nefes almakta zorlanıyorum. Ayrıca gerçekten sinirleniyorum. Benim acil öfke kontrolüne gitmem lazım. Çünkü bu sinirim yalnızca bana zarar değil, artık çenemi tutmakta zorlanıyorum. Üstelik bunu çevremde en yakınımdakilere yapıyorum. Aslında bazen de dinleseler, ya da benim gördüğüm yerden baksalar her şey çok farklı olacak gibi geliyor. Ama şu kendini tutma olayı var ya, en ama en zor kısım o. Çünkü bendeki mantık artık şöyle: "Eğer ben senin yüzünden üzülüyorsam, yeri gelsin gelmesin bir şekilde sana ben o duygumu söylerim. İster üzül ister üzülme. Ama benim senin üzüldüğünü görmeye ihtiyacım var." Artık böyle ya. Kimseyi çekemeyeceğim. Üstelik bu böyle olunca, benim gözlerim hemen yaşarıyor. Çünkü ben böyle görmek istemiyorum kimseyi. Ben sana saygı, sevgi gösteriyorsam sende bana aynı şekilde davran. Yok eğer hep böyle davranacaksan, kendini düzeltmeyeceksen ben den 1-2 benim davranmam gerektiği gibi davranırım. Baktım sende adam olacak yürek yok. Bende mesafemi koyarım.

Ama eğer sen bana adam olacağına dair bir işaret verirsen ben eskisi gibi olurum. Ama yeri geldimi sana o günleri hatırlatırım...

Sinirliyim, üzgünüm, mutlu olduğum anları buruşturup atanlara da kinliyim...

Karmaşık

Libya'yı artık biliyorum. Öyle aman gezeyim derdim kalmadı =) Ama evde oturmak da çok sıkıcı olabiliyor. O nedenle de sürekli ya bilgisayar başında, internette veya oyun oynayarak ya da kitap okuyarak geçirmeye çalışıyorum. Ama bu iç dışarı çıkmadığım anlamına da gelmez. Burada da Rixos oteli var. Dün akşam babamın arkadaşı MAA. yemeğe davet etti bizi. Daha önceki gelişlerimizde Coronthia diye bir otele gitmiştik. Ama buranın damak tadı bize daha çok uyuyor dediler. Bunun nedeni de çalışanlarda Türk olmasıymış, hatta aşçı da Türk müş galiba. Ama gerçekten çok temiz ve çok güzel bir yer, yemekleri de çok güzel.

Karmaşıklık konusuna gelince de, hiç öğrenmemeniz gereken bir bilgiyi öğrendiniz mi?? Ben maalesef öğrendim. Ne yapacağımı bilemedim ama susmak bazen en iyisi olabiliyor. Bu da benim karmaşıklığım. Böyle uzun zamandır içimi kemiren bir şeylerin devamı gibi. Offf.....!!!!

Neyse napalım artık... Libya'dayım, ailemleyim, mutluyum, ama kilo alıyorum :( ama her şey iyi gidiyor. Hayat işte =)))








Bunlarda Libya'dan kareler =))
Bu en sonda görünen renklendirilmiş bina JW Marriot.



Bu da viski şişesi şeklindeki iş merkezleri. Bunlar aslında beş bina ama denizden bakınca ya da içerden bakınca beşini de tam görebiliyoruz. =))

İşte böyleee =))

26 Ocak 2011 Çarşamba

Libya'dayım...

Aslında arkadaşlarımın geleceğini yazdığımda yetiştirirsem fotoğrafları çekeceğimi yazmıştım amaa maalesef yetiştiremedim. Ama gerçekten çok güzeldi. Gerçi en son pizza yapıp sıcak sıcak servis edeyim dedim. Fırına atacakken elektrikler kesilince çok panikledim. Çok da yorulmuştum kızlarda boşver deyince devam etmiim dedim. Ama elektrikler gelince hemen attım. :)) Çok yoruldum ama gerçekten deydi. Annemin önceden aldığı yüzük şeklinde, kocaman kırmızı taşı olan peçete halkalarıyla peçetelerimi koydum. Gerçekten çok güzel görünüyordu. Arkadaşlarımı da çok özlemişim :))

Libya olayına gelince...
Babam Libya da çalışıyor. Uzun yıllar çalıştıktan sonra eve çıktı burada ve bizde artık gelebiliyoruz. Genellikle okulların sömestr tatilinde geliyoruz. Gerçi benim artık okulum yok ne zaman istersem gelirim =) ama kardeşimin halen okulu olduğu için onu bekledik. Bu ailece gelişimizin 4.sü ama benim için 5. geliş. Çünkü ben Kasım 2010 da tek başıma geldim. Nasılsa işsizim diye =))
Pazartesi günü akşam uçağıyla geldik Libya' ya. Salı günü bütün mutfak dolaplarını annem indirdi, ben yıkadım, kardeşim de kuruladı ve kaldırdı şeklinde geçti. Bugünde biraz daha dinlendik gibi, annem biraz daha kaldı diyerek mutfak dolaplarına devam etti. Bu sefer yardım etmedik çünkü bizlik bir iş kalmamıştı. Sonrasında da çıktık biraz yürüdük geldik...
Plan aslında 3 hafta ama ben bu planın yalnızca 2 haftasında bulunacağım. Çünkü ÜDS başvuruları 31 Ocak ta başlayıp, 9 Şubat ta bitecek. Bende ancak o zaman yetişebileceğim.
Artık Libya yı biliyoruz ve ben gerçekten sıkılıyorum. Çünkü yapabileceğiniz hiç bir şey yok.
Libya dan fotoğraflar paylaşmayı istiyorum. Umarım bu sefer bunları yapabilirim.

Aaaa bu arada annemin burada en çok sevdiği şeyler Hurma ağaçları.


Gerçekten çok güzeller. 

20 Ocak 2011 Perşembe

Heyecanlıyım =)

Yarın arkadaşlarım bana gelecekler. Ben ne evliyim ne de kendi evim yaşıyorum. Bunu belirteyim de =))

4 yıllık üniversitede 1-2 kere anca gelmişlerdir. O da maalesef ders çalışmak için. HÇ. kodadlı arkadaşım Ankara da evde kalıyordu. Genelde ona giderdik. Bazen ders çalışırdık, bazen film izlerdik, bazen dertleşmek için, ya da kutlama yapmak için giderdik. Ama bana gelinmedi.
Aramızda bir tane daha NÇ. vardı. O da evlendi artık NY. oldu. Ona gittik en son. Onun dışındaki buluşmalarımız dışarlarda oldu. Yarın bana gelecekler. Aslında hamaratım ama HÇ. ye gittiğimizde ben otururdum hep onlar yaparlardı, o nedenle şimdi inanmıyorlar =) Bakalım yarın ne olacak...

Onlar için özene bözene hazırlanacağım inşallah ama hala proje yapmaya çalışıyorum. Beni uzun bir gece bekliyor galiba.... :(( Ama Allah'tan annem var da bana yardım edecek.
Umarım yarın geldiklerinde her şeyi çoooook beğenirler. Çünkü her ne kadar bazen hepsine birden sinirlensem de onlarla birlikteyken zaman çok çabuk akııp gidiyor ve birlikte çok eğleniyoruz, mutlu oluyoruz. En azından ben =))

Yarın ki ev halimden fotoğrafları koymak istiyorum. Eğer onlar gelmeden yetiştirir ve fotoğraflarsam mükemmel olacak =))
Bekleyip göreceğiz....=))

Gerçekten çoooook heyecanlıyım....
NY, HÇ, GA, SK veeee NÇ(Ben)
Biz çok güzel arkadaşlarız yaaaaaaaa =)) (Maşallah diyelim, aman nazar değmesin ;) )

Bu arada bu şey benim kalemim =))
Güzeliz diyince güzel hoşuma giden bir foto paylaşmak istedim =)

19 Ocak 2011 Çarşamba

Değişken Ruh Halim

Değişken bir haline sahip olduğumu profilime yazmıştım. Gerçekten de öyle. Gerçi ruh halimin değişmesine birçok neden sebep oluyor. Bunlardan biri de çevremdeki insanlar. Örneğin biraz önceye kadar gayet mutluda olsam, projem için endişeliydim. Sonra çevremde bulunanlardan AÇ. ile konuşmaya başladık. Her şey iyi başladı ama sonrası her zaman ki gibi iyi gelmedi. Eleştiriye çok açık bir insan değilim. Genelde benim istediklerim olsun diyebilirim ama bunları söylerken de sinirlenme diye başlanılıyorsa kesinlikle sinirlenirim.
Evet!!! Sinirli bir yapım var. İyiki bu blog var. Yazarken sakinleştiğimi hissediyorum. İyiki bu blog u açmışım ve iyi ki çevremdekilere blog açtığımı söylememişim. Yoksa ben bu kaydı yayınladıktan sonra açıp bakar ve bir kavga daha çıkardı.
offfffffffffff !!!!!!!!!!!! Hala sinirliyiiim :@

Proje Yapmam Lazım

Mezun olalı 6 ay kadar bir süre oldu. Her ne kadar okuldan, okumaktan bıktıysam da artık çalışmam lazım. Çünkü çalışmamak bende mutsuzluk yaratıyor, buna ek olarak da bir bayanın çalışması gerektiğine inanıyorum.
Bu benim için geçerli en azından ;)
Başvurularıma yapılan ilk geri dönüşte işe kabul edilmiş olsamda orada çalışmak istemedim. Çünkü henüz hiç kimse çalışmıyordu orada. Ve güven yaratan bir ortam değildi. 2. geri dönüşte geçtiğimiz cumartesi günü oldu. İşe henüz kabul edilmedim. Kabul edilmem için önce bana verilen bir projeyi hazırlayarak, mail olarak göndermem lazım.
Şimdi de bu proje üzerinde çalışıyorum. 6 aydır bilgisayarı program yazmak için açmadığımdan, şimdi baya zorlanıyorum. Aslında verilen proje gayet kolay ama temelimi biraz çürütmüşüm ki yapabileceğim en kolay projeleri bile yaparken zorlanıyorum...
Bakalım ne olacak, nasıl olacak????

Onun dışında hala bir izleyenim yok =)) Blog açtığımı kimseciklere söylemedim, söylediklerime de adresi vermedim. Çünkü tanıdığım kimse bu blog u izlesin istemiyorum, en azından şimdilik =))
Baktım hala izleyenim yok, söylerim belkii =)))

16 Ocak 2011 Pazar

Yapmak İstediklerim

Bir blog açmak (ki sonunda gerçekleştirdim)
Para biriktirmek (ki maalesef kendimi alışverişkolik olarak değerlendirebilirim...)
Önümdeki seçenekleri görebilmek ve değerlendirebilmek (çünkü bazen yok sayıp, sonra üzülüyorum)
Fotoğraf çekebilmek (çekiyorum çekmesine ama profesyonel değil tabi ki)
Her günümüü doya doya yaşamak
Her günümü bir öncekinden farklı yaşamak
Fark yaratabilmek

Bunları daha da çoğaltabilirim ama sanırım şimdilik bu kadar yeter...
Yapmak istediklerimi yazdığım bir dosyam var bilgisayarda. Ve bu dosyayı hergün açmaya çalışıyorum. Böylece yaptım mı, yapmadım mı, yeni bir şeyler ekledim mi, yoksa varolandan çıkarttım mı bilmek istiyorum. Çıkarttıysam mutlu oluyoruum... Yapmışım demek ki... Eklediysem de daha çok çalışmam lazım bunlara ulaşmam için diye düşünüyorum....

Sizinde böyle bir dosyanız olsun. İster bilgisayarda ister kağıt üstünde, isterseniz sadece yazı yazın, notlar alın, isterseniz de resimler koyun.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Kaçmaya Çalışmam

Bu blog benim kaçışım için oluşturuldu diyebiliriz. Çünkü herkese Pollyanna gibi yaklaşıp, onların üzülmemeleri için şöyle yap, böyle yap diyorum. Ama kimse çıkıp da gel derdini anlat bile demiyor. Ben hem dert dinliyorum, hem de çözüm arıyorum.
Bazen gerçekten çok bunalıyorum. Yapmaya çalıştıklarım hiç olmayacak yollara sapıyor.
Birileri beni dinlesin istiyorum. Ne kadar zor olabilir bu???
Psikoloğa gitmeyi düşünüyorum ama ondan da her kararım gibi erteleye erteleye vazgeçiyorum. Ama ondan önce benim dinlediğim arkadaşlarım, akrabalarım beni dinlesin istiyorum. Ama her şey gibi bu da sadece hayalle kalıyor....

Bakalım günler böyle daha ne kadar devam edecek? Ve artık iş aramaya ciddi ciddi başlamam lazım. Çünkü ev artık beni sadece bunaltıyor. Hiçbir şey mutlu etmiyor gibi oluyor. Bakalım....

NOT: Bu arada daha blog yayınlanmaya başlamadı ama ben yazmaya başladım. Bakalım Böyle nasıl olacak??? =)))

8 Ocak 2011 Cumartesi

Başlangıç

Aslında uzun zamandır blogları inceleyip, benim de bir blogum alsa diyordum. Yeni yıl ile birlikte bari bu sene bir blog açayım dedim. Veee beklediğim an geldi.
Ben gerçekten heyecanlıyım. Umarım sizde takip eder ve yorumlarınızı esirgemezsiniz...

Bu blogu bir nevi günlük gibi düşündüm. Ama bu demek değil ki sadece ben anlatacağım =)